KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/2794 E., 2018/7559 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 523/1, 59/2 ve 81/1-2-3. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/1997 tarihli ve 1997/1310 esas, 1997/1374 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kapsamında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, sanığın anılan Kanun uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2005 tarihli ve 1997/1310 esas,
1997/1374 sayılı ek kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01/11/2006 tarihli ve 2006/7129 esas, 2006/10467 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522, 523, 59 ve 81/1-2-3. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2007 tarihli ve 2007/143 esas, 2007/347 sayılı kararına karşı,
Adalet Bakanlığı'nın 18.04.2018 gün ve 94660652-105-06-828-2018-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.04.2018 gün ve 2018/34759 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2007 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazının Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/1997 tarihli ve 1997/1310 esas, 1997/1374 sayılı kararı uyarınca 11 ay 20 gün üzerinden yapılmasına karar verilmiş ise de, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı anlaşılmakla, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2008 tarihli ve 2007/143 esas, 2007/347 sayılı ek kararının hukukî değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1- Genel vekâletname ile sanığın müdafiiliğini üstlenen Avukat ...'ın 09/05/2007 tarihli ilk ve son celsede sanığın kendisini azletmesi nedeniyle müdafilik görevinden ayrıldığını belirttiği ve sanığa duruşma gün saatini bildirir Yargıtay bozma ilâmı ekli davetiyenin tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığa savunma hakkı verilmeksizin hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
2-Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2005 tarihli ve 1997/1310 esas, 1997/1374 sayılı ek kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01/11/2006 tarihli ve 2006/7129 esas, 2006/10467 karar sayılı ilâmı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince 11 ay 20 gün hapis cezasının sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2007 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazının Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/1997 tarihli ve 1997/1310 esas, 1997/1374 sayılı kararı uyarınca 11 ay 20 gün üzerinden yapılmasına karar verilmiş ise de, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı anlaşılmakla, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2008 tarihli ve 2007/143 esas, 2007/347 sayılı ek kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/2794, K. 2018/7559, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama