KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/2847 E., 2018/8089 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1 ve 522. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/1993 tarihli 1993/647 esas, 1993/845 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
sanığın uyarlama talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 08/08/2011 tarihli 1993/647 esas, 1993/845 sayılı ek kararının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 22/05/2012 tarihli 2012/7232 esas, 2012/11842 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip yapılan yargılaması neticesinde sanığa isnad edilen eylem için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine dair aynı Mahkemenin 16/10/2012 tarihli 2012/1140 esas, 2012/1085 sayılı kararına karşı,
Adalet Bakanlığı'nın 08.05.2018 gün ve 94660652-105-38-5469-2018-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.05.2018 gün ve 2018/40501 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,
yazılı şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2012 tarihli 2012/1140
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/2847, K. 2018/8089, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama