KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/5990 E., 2018/17114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiği kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurların oturduğu iki ayrı apartmana ait bahçe kapılarını çalan sanık hakkında TCK'nın 142/1-b maddesinden her bir eylem için ayrı ayrı hüküm kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Bahçe kapılarının sanığın rıza iradesi olmadan polis tarafından muhafaza altına alınarak mağdurlara teslim edildiği anlaşılmakla sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 168. maddesinin uygulanması,
3-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir.
Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/5990, K. 2018/17114, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama