KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/7056 E., 2018/16604 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2018
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Güveni kötüye kullanma, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme ve haksız rekabet suçlarından şüpheliler ... ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/02/2018 tarihli ve 2017/150125 soruşturma, 2018/31868 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/05/2018 tarihli ve 2018/3051 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 15.10.2018 gün ve 94660652-105-34-9568-2018-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.10.2018 gün ve 2018/84871 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda şüphelilerden ... ile müştekinin eski eş ve eski iş ortağı oldukları, şüpheli ...'in ve diğer şüphelilerin müştekiye ait şirketten ayrıldıktan sonra şirkete ait birtakım elektronik postaları, yazışmaları, çeşitli sözleşmeleri imha ederek, bir takım evrakları dijital ortamda kopyalayarak yanlarında götürdükleri ve şüpheli İsmet'in bahse konu şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren yeni kurduğu şirketinde haksız rekabete neden olacak bir takım işlemler yaptıkları, yine şüphelilerin müştekinin işyerinden çeşitli eşyaları alarak hırsızlık suçunu işlediklerinin iddia olunduğu,
öncelikle müştekinin hırsızlık suçuna ilişkin dosyaya ibraz ettiği CD dökümlerinin bilirkişi marifetiyle yaptırılması, yine her iki şirkete ilişkin iddia olunan eylemlerle ilgili tüm belge ve evrakların temin edilerek haksız rekabeti oluşturacak herhangi bir eylemin bulunup bulunmadığı yönünde de bilirkişi raporunun temin edilmesini müteakip, tarafların beyanlarının ayrıntılı şekilde alınarak, kolluk aşamasında beyan ettikleri evrakların temin edilerek,
sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/7056, K. 2018/16604, 22 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama