KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/992 E., 2018/14170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğinden, suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi sırasında, suça konu eşyalar üzerinden sökerek zarar verdiği alarmlar bakımından, zamanaşımı süresi içinde mala zarar verme suçundan dava açılması mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında, 09/12/2013 tarihinde gerçekleştirdiği tamamlanmış hırsızlık ve 11/12/2013 tarihinde gerçekleştirdiği teşebbüs aşamasında kalmış hırsızlık suçunun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)12-15 yaş grubunda olup ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olarak aynı Kanun'un 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi,
2)Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... vekilinin 19/11/2014 tarihli 5. celsede, şikayetten vazgeçtiklerini beyan ettiği, aynı duruşmada katılanın sıfatının kaldırılmasına dair ara karar kurulduğu anlaşılmakla, katılan yararına vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/992, K. 2018/14170, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama