KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2019/11437 E., 2020/2489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 3. fıkrasında "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki düzenleme ve yasanın öngördüğü süreden daha az süre belirlemenin kazanılmış hak oluşturmadığı düşüncesine de yer veren YCGK'nun 11/05/2010 gün ve 2010/87-112 kararı ışığında, sanık hakkında hırsızlık suçundan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, belirlenen denetim süresinin 1 yıl 4 ay 20 günden az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3. maddesine göre "Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2019/11437, K. 2020/2489, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama