KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2019/1284 E., 2019/4353 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522 ve 59. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kartal 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2009 tarihli ve 2005/81 esas, 2009/175 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 20/02/2019 gün ve 94660652-105-34-722-2019-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/02/2019 gün ve 2019/20666 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,
ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 16/05/2001 tarihinde işlediği hırsızlık suçu nedeniyle 765 sayılı Kanun'un 493/1-son maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği ve atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b (mülga öncesi), 143/1, 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine tekabül ettiği, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine bağlı olduğu,
suça sürüklenen çocuğun ise suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğu anlaşıldığından bu sürenin, aynı Kanun'un 66/2. maddesi uyarınca 6 yıl olduğu ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un anılan maddeleri gereği suç tarihinden karar tarihine kadar zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2019/1284, K. 2019/4353, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama