KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2019/6777 E., 2019/12568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın süresine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin REDDİNE,
5271 sayılı CMK'nın “Temyiz nedeni” başlıklı 288. maddesi uyarınca;
(1)Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
(2)Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.''
Aynı Kanun’un “Hukuka kesin aykırılık hâlleri” başlıklı 289. maddesi uyarınca;
(1)Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması.
c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.
d)Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi.
e)Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.
f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.
g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.
h)Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması.
i)Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.
Temyiz başvurusunun içeriği” başlıklı 294. maddesi uyarınca;
(1)Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
(2)Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.”
Temyiz isteminin reddi” başlıklı 298. maddesi uyarınca;
Yargıtay, süresinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.
Nihayet “Temyiz isteminin esastan reddi veya hükmün bozulması” başlıklı 302. maddesi uyarınca;
(1)Bölge adliye mahkemesinin temyiz olunan hükmünün Yargıtayca hukuka uygun bulunmaı hâlinde temyiz isteminin esastan reddine karar verilir.
(2)Yargıtay, temyiz edilen hükmü, temyiz başvurusunda gösterilen, hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar. Bozma sebepleri ilâmda ayrı ayrı gösterilir.
(3)Hüküm, temyiz dilekçesinde gösterilen sebeplerle bozulduğunda, dilekçede açıklanmış olmasa bile saptanan bütün diğer hukuka aykırılık hâlleri de ilâmda gösterilir.
(4)Hükmün bozulmasına neden olan hukuka aykırılık, bu hükme esas olarak saptanan işlemlerden kaynaklanmış ise, bunlar da aynı zamanda bozulur.
(5)289 uncu Madde hükümleri saklıdır.
Yukarıda özetlenen mevzuat hükümleri uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, suçun vasfına ,yüksek ceza verildiği ile suça sürüklenen çocuğun ehliyetli olmadığından dolayı rapor aldırılması gerekliliğine yönelik olduğu, anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin gerek istinaf gerek temyiz dilekçeleri ile temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belge ve raporlar ile bu konuya ilişkin beyanları doğrultusunda, dosyada mevcut Gazi Üniversitesi Çocuk Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 29.04.2019 tarihli raporunda bahsi geçen hiperaktivite bozukluğu ve davranım bozukluğu hastalığının, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi ışığında, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli derecede azaltacak nitelikte olup olmadığının araştırılıp yöntemince raporla saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK’nın 289/1-h maddesinde düzenlenen savunma hakkının ihlal edilmiş olması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2019/6777, K. 2019/12568, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama