KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2020/5580 E., 2020/5235 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2020
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesi'nin 09/05/2019 tarihli ve 2017/377 esas, 2019/425 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 21/02/2020 gün ve 94660652-105-34-13030-2019-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/02/2020 gün ve 2020/27543 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Dosya aslının diğer suçlar yönünden istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilecek olması nedeniyle Mahkemesi'nde olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...'in yargılama sırasında mahkemece savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmiş ise de. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193. maddesinde yer alan, “(1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
(2) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda, mahkemece duruşma açılmasını müteakip, suça sürüklenen çocuğun celp edilmesi,
varsa diyecekleri sorulup, savunması alındıktan sonra anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapılıp hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun savunması alınmadan yokluğunda karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2020/5580, K. 2020/5235, 9 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama