KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2020/6172 E., 2020/9942 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2020
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli Tevfik Mert Engerek hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/12/2019 tarihli ve 2018/5142 soruşturma, 2018/7343 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 11/02/2019 tarihli ve 2019/238 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 18.03.20120 gün ve 94660652-105-34-66-2020-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.04.2020 gün ve 2020-40553 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Dosya kapsamına göre, Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/02/2019 tarihli ve 2019/238 değişik iş sayılı kararı ile eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile bazı eksikliklerin giderilmesi için soruşturma dosyasının Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir;
kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ve aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheliler hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan itiraz ile ilgili karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2020/6172, K. 2020/9942, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama