KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11022 E., 2006/14613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıdan alacaklı olduğunu,adi senet ile belgeye bağlı bu alacağının tahsili için icra takibi başlattığını,davalının haksız takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiştir. Davalı ,davacı ile aralarında 3.10.1992 tarihinde n öncesine dayanan alacak borç ilişkisi olduğu ,hesap karmaşık bir hal alınca bir protokol ile tasfiye ettiklerini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının itirazının iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 ... maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra-İnkar tazminatı, aleyhinde icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka; alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın ... miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise, başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/11022, K. 2006/14613, 7 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama