KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11292 E., 2006/15740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... ... yönünden reddine, ... yönünden kabulüne kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ... avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ... davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mütehahit olan davalı ...'dan arsa sahibi olan diğer davalı ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa edeceği binadan müteahhit payına düşecek olan birer adet daireyi gayri menkul satış vaadi sözleşmesi ile satın alarak bedelini ödediğini, ancak davalıların tapuyu devretmediğini ileri sürerek, tapunun iptali ile adına tescilini, mümkün olmaması halinde dairenin değeri olan 32.000.000.000 TL. nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişledir.
Mahkemece, davacı tarafından açılan, tapu iptal tescil talebinin reddine, davanın arsa sahibi olan davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 32.000.000.000 Tl.nın dairenin teslim tarihi olan 30.4.2002 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle rayiç değeri belirlemiş mahkemece belirlenen bu değer üzerinden hüküm kurulmuştur.
Borçlar kanunu 101. madde uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrid olur. Davacı dava konusu alacağın ödenmesi için davalıyı bu davadan önce temerüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Mahkemece alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken teslim tarihinden faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/11292, K. 2006/15740, 29 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama