KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/1166 E., 2006/4696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı malın değiştirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların ithal edip satışa sunduğu ... Focus C Max model aracı 14.6.2004 tarihinde satın aldığını, kısa süre sonra aracın kapılarından ses gelmeye başladığını, 10.8.2004 ve 21.9.2004 tarihlerinde kapı iç ve dış fitillerinin yetkili servisçe değiştirilmesine rağmen arızanın giderilmediğini, yapılan tespit sonucu arızanın imalat hatası olduğunun tespit edildiğini, aynı arızanın ikiden fazla artaya çıkması nedeniyle aracın değiştirilmesi şartlarının oluştuğunu, ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, olmadığı takdirde ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, araçta imalat hatası ve ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu araçta imalat hatası sonucu ortaya çıkan ayıp bulunduğunun kabulü ile davacının davasının satış bedelinden indirim yapılması yönünden kabulüne, 10.708.50 YTL'nin ayıbın ortaya çıktığı 10.8.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsililine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK.nun 101/1 maddesi hükmü gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı, dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. O halde davalıların temerrüdünün dava tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü ile hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütlümesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/1166, K. 2006/4696, 30 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama