KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/12150 E., 2007/414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 7.7.1990 tarihinde evlendiği davalıdan 16.1.2001 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandığını, evlenmeden önce ve evlilik süresince öğretmen olarak çalıştığını, ayrıca evinde özel ders verip başkacada ek işler yaptığını, davalının da öğretmen olarak çalıştığını, evlilik devam ederken arsa, kooperatif hissesi ve otomobil aldıklarını, bu edinilen mallarda kendisinin de ½ katkısının bulunduğunu belirterek fazlası saklı kalmak üzere arsa ve araçtan dolayı ½ bedel olan 7.000.000.000 Tl.nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının aynı nedenle açtığı önceki davadan feragat ettiğini, akrabalarından borç aldığı para ve kendi kazancı ile dava konusu malları aldığını, davacının bu malların alımı sırasında her hangi bir ziynet eşyası vermediği gibi katkısının da bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, feragate dair belgenin fotokopisi olduğu için itibar edilmediği, davacı tanıklarının davacının anne ve yeğeni olmaları ve başka delille desteklememesi nedeniyle itibar edilemeyeceği, davacının katkıda bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalının 7.7.1990 tarihinde evlenip 16.1.2001 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandıkları ve dava konusu malların evlilik birliği devam ederken alındığı ve ancak davalı adına tescil edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öte yandan davacının gerek evlenmeden önce ve gerekse evlilik devam ederken öğretmen olarak çalıştığı da dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı bu malların alımında ½ katkısının bulunduğunu iddia etmiş, davalı ise bu iddiaya karşı koymuştur. Dava konusu olay tarafların evli oldukları dönemde edinilen mallara ilişkin olduğu için davada tanık dinlenmesi mümkündür. Hemen belirtmek gerekir ki aslolan tanıkların doğru söylemeleri olup, davacı tanıklarının davacının yakın akrabası olması onların doğruyu söylemedikleri anlamına gelmez.
Kaldı ki davalının kardeşi olan Bilgi Çolakoğlu verdiği beyanında davalı ile davacının evli iken bir araba ve arsa satın aldıklarını, mal varlığının her ikisinin ortak çalışması ile alındığını da belirtmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları ile dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından davacının dava konusu malların alımında katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup, tanıklardan bu katkı oranının ne kadar olduğunu bilmeleri beklenemez.
Mahkemece, tarafların evlilik birliği devam ederken öğretmen olarak görev yapmaları nedeniyle kazançlarına ilişkin belgelerin ilgili yerlerden getirtilmesi, davacının katkı oranının ne kadar olduğu tanık beyanları da dikkate alınarak belirlenmesi için gerekirse bilirkişiden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/12150, K. 2007/414, 22 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama