KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13091 E., 2007/401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Almanya’da işçi olarak çalışması nedeniyle Türkiye’deki işlerinin takibi için kardeşi olan davalıya vekaletname verdiğini, davalının, Küçükesat’ta bulunan dairesini 4.7.2000 tarihinde kiraya vermesine rağmen 2002 Temmuz-2003 Temmuz kira dönemine ait kira bedelleri ile depozito bedelini, yine 15.7.2001 tarihinde kiraya vermiş olduğu ...’daki dairesine ait 15.7.2001-15.7.2002 arası kira bedelleri ile depozito bedelini kendisine ödemediğini, davalı vekilden, tahsil edilen kira bedelleri nedeniyle 8.760.000.000 TL, depozito nedeniyle ise 2000 Mark alacaklı olduğunu ileri sürerek, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmazların kira gelirlerinden taşınmazlar için yapmış olduğu zorunlu harcamaları mahsup ettikten sonra kalan gelir miktarını her sene Türkiye’ye geldiği sırada davacıya verdiğini, dava konusu yapılan kira gelirleri ve depozito miktarlarının bir kısmını göstermiş olduğu tanıklar huzurunda davalıya verdiğini, bir kısmını ise davalının bilgisi ve muvafakatı doğrultusunda ... ihtiyaçları için harcadığını, herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 24.5.2006 tarihli celsede yemin teklifinde bulunması nedeniyle bu durumda başka bir delile başvurulamayacağı belirtilerek, davalının tanık dinletme talebinin reddine, eda edilen yemin gereğince davanın kısmen kabulüne, 8.231,98 YTL asıl alacak, 253,48 YTL faiz olmak üzere toplam 8.485,46 YTL üzerinden takibe yapılan itirazın iptali ile bu miktarlar üzerinden takibin devamına, 2006/13091-2007/401
fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 inkar tazminatı miktarı olan 3.292,80 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kardeşi olan davalıya 18.1.1994 tarihinde vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameye dayanarak kendisine ait taşınmazların bir kısım kira ve depozito bedellerini tahsil ettiği halde kendisine ödemediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş, davalı ise 3.1.2005 tarihi davaya cevap dilekçesinde, davaya konu edilen kira ve depozito bedellerinin bir kısmını davacının talimatı ve bilgisi ile ... ihtiyaçları için harcadığını, diğer kısmını ise tanıklar huzurunda davacıya ödediğini savunmuş, olaya tanık olan kişileri de bildirerek dinlenmesini talep etmiştir.
28.12.2005 tarihli celsede vekaletname ibraz ederek davalıyı vekil olarak temsil eden Avukat ..., davalı tarafından cevap dilekçesinde bildirilen tanıkların dinlenmesini, ayrıca davacı tarafa yemin teklifinde de bulunacaklarını bildirmiş, yemin metninin hazırlandığı 24.5.2006 tarihli dilekçede de tanıkların dinlenmesi talebini tekrar etmiştir. Taraflar kardeş olup, HUMK.293/1 maddesi gereğince olayda tanık dinlenilebilir.
Davacı adına gerekli işlemlerin yapılabilmesi için yazılı vekaletnamenin verilmesi zorunlu olup, davacı tarafından noterde davalıya vekaletname verilmiş olması, HUMK’nun 290. maddesinde düzenlenen senede karşı senetle ispat kuralının uygulanmasını da gerektirmez.
Davalı tarafından daha önce isimleri de bildirilmek suretiyle tanık deliline başvurulmuş olduğundan, mahkemece savunması doğrultusunda davalının göstermiş olduğu tanıkların dinlenilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yemin deliline dayanıldığından bahisle başka bir delile dayanılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/13091, K. 2007/401, 22 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama