KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13473 E., 2006/15121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (...Mah.Sıf.
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşme iptali, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan ... İnş. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket tarafından yapılacak olan binadan bağımsız bir bölüm satın aldığını, sözleşmede kararlaştırılan 10.000.000.000 TL satış bedelini satıcıya ödediğini, sözleşme koşullarının kararlaştırılan sürede yerine getirilmemesi ihtimaline karşılık, sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalayan diğer davalı ... ... adına kayıtlı olan ... ilçesi 13777 nolu parselde kayıtlı 1/78 arsa paylı 2 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının da teminat olarak kendisine devredildiğini, davalıların süresinde taşınmazı tamamlayarak teslim edemediklerini,
yaptırmış olduğu tesbit gereğince inşaatın tamamlanması için altı aylık süreye ihtiyaç olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, sözleşmenin iptaline, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı uğramış olduğu zararlara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.100.000.000 TL kira kaybının reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, teminat olarak verilen ... ilçesi 13777 parselde kayıtlı 2 no’lu bağımsız bölümün mülkiyetinin kendisine aidiyetinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... Ltd. şirketi, davacının satış bedelinin tamamını ödemediğini, sadece 5.000.000.000 TL’lik kısmını ödediğini, inşaatın tamamlanamamasında kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, sözleşmede belirtilen süre içinde dairenin teslim edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin iptaline, sözleşme gereğince davcıya teminat olarak verilen bağımsız bölümün mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tesbitine, kira alacağına ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılardan şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacının alıcı, davalılardan ... Ltd. Şirketinin satıcı, ... ...’nin ise müteselsil kefil olarak imzaladığı 6.9.2001 tarihli sözleşmede, ... ili Nazilli ilçesinde 10 no’lu parselde inşaat halinde bulunan binanın 3 no’lu bağımsız bölümü ile altındaki deponun davacıya satıldığı, teknik şartnamede yer ... işlerin tamamlanması karşılığında satış bedelinin 10.000.000.000 TL olarak belirlendiği,
bu paranın tamamının 31.12.2001 tarihine kadar ödeneceği, dairenin 2002 yılı sonuna kadar anahtar teslimi şeklinde bitirilerek alıcıya teslim edileceği, daire teslim edilinceye kadar ... ...’ye ait ...’de bulunan dairenin tapusunun teminat olarak alıcıya verileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup,
sözleşmenin 22. maddesinde de açıkca “Satıcı şirket ... bu sözleşmeye konu daireyi 31.12.2002 tarihine kadar tam ve eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmediği takdirde alıcı ... ... bu sözleşmeyi ... taraflı olarak feshedebilir ve bu durumda ... teminat olarak aldığı yazlığı iade borcundan kurtulacak ve ... bu yazlık ...’ın olacaktır.” Hükmü bulunmaktadır.
Sözleşmede davacıya teminat olarak verilmesi öngörülen davalı ... ...’ye ait olan ...’de bulunan dairenin tapusunun 6.9.2001 tarihinde davacıya devredildiği, davacı tarafından ...
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/456 E. 2004/480 K sayılı dava dosyası ile ... ... aleyhine 24.9.2003 tarihinde açılan el atmanın önlenmesi davasının kabul edildiği, Yargıtay 1.Hukuk Dairesince “özellikle davalının kayden davacıya ait çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın el attığı saptandığına göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.” açıklaması ile onandığı görülmektedir.
Davacı, sözleşmenin 22.maddesi gereğince, satış bedelini ödediği halde dairenin süresinde kendisine teslim edilmediğini belirterek, sözleşmenin iptalini, teminat olarak verilen taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tesbitini ve mahrum kaldığı kira bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme, her iki tarafa da karşılıklı edimler yükleyen bir sözleşme olup, BK.nun 81.maddesine göre, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde akdin ifasını talep eden tarafın, kendi borcunu ifa etmiş veya sözleşmeye uygun ifayı teklif etmiş olması gereklidir. Böyle bir sözleşmenin taraflardan birinin ... taraflı beyanı ile feshedilmesi mümkün olmadığı gibi, kendi edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı taraftan edimin ifasını talep etmesi de mümkün değildir.
Anılan sözleşmede alıcı, 31.12.2001 tarihine kadar
satış bedeli olan 10.000.000.000 TL’yi satıcıya ödemeyi, satıcı ise daireyi teknik şartnamede belirtildiği şekilde tamamlayarak 2002 yılı sonuna kadar alıcıya teslim etmeyi taahhüt etmiştir. Belirtilen sürede daire tamamlanarak teslim edilmediğinden satıcının edimini yerine getirmediği sabittir.
Alıcı davacı ise satış bedelini tümünü ödediğini ileri sürerek, kendi edimini yerine getirdiğini savunmuş, davalı ise satış bedelinin sadece 5.000.000.000 TL’lik kısmının ödendiğini, kalan miktarın ödenmediğini bildirmiştir. Sözleşmenin alt kısmındaki davalının imzasını taşıyan açıklama gereğince 5.000.000.000 TL’lik bedelin alındığı sabit ise de kalan 5.000.000.000 TL’nin ödendiği davacı tarafından yasal delillerle ispat edilememiştir.
Az yukarda açıklandığı üzere davada dayanılan sözleşme, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğundan, kendi edimini yerine getirmeyen davacı, karşı taraftan edimin ifasını isteyemez.
Her ne kadar, teminat olarak verilen daire nedeniyle davacı tarafından sözleşmenin müteselsil kefili olan ... ...’ye karşı açılmış olan men’ müdahale davası kabul edilmişse de, davalının temyizi üzerine karar, 1.Hukuk Dairesince, davacı adına olan tapu kaydına üstünlük tanındığı gerekçesiyle onandığından, söz konusu davanın kabul edilmiş olması da, teminat olarak verilen daire yönünden davacı için bir hak oluşturmaz.
Davacı, tüm satış bedelini ödediğini ispat edememişse de dava dilekçesinde “yasal diğer deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, bakiye 5.000.000.000 TL’lik satış bedelinin ödendiği konusunda davalı satıcıya yemin yöneltmeye ... bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/13473, K. 2006/15121, 20 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama