KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13690 E., 2007/2280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, oğlu ile davalı arasında kira anlaşması olduğunu, bu kira ilişkisi nedeni ile davalıya senetler verdiğini, kira sözleşmesinin fesih edildiğini, verilen depozitonun mahsubu halinde 600 Dolar borcunun kaldığını, buna rağmen davalının elinde kalan senetleri doldurup takibe koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne takibin 2000 Dolar üzerinden devamına , haksız takip nedeni ile 2000 dolar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece icra inkar tazminatına yabancı para üzerinden hükmedilmiştir. Oysa ki alacak yabancı para üzerinden istenilmiş olsa bile icra inkar tazminatına hükmedilirken yabancı para üzerinden değil, o yabancı paranın icra takip tarihindeki TL karşılığının %40’ı oranında olması gerekir. Mahkemenin bu hususu gözardı ederek yabancı para üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
2006/13690-2007/2280
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/13690, K. 2007/2280, 20 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama