KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13985 E., 2006/15123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... şirketi ile Türkiye’de kurulacak Dubnisa evleriyle ilgili işbirliği sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereğince satılması planlanan iki adet örnek villanın Türkiye’ye getirilmesine rağmen satışlarının yapılamadığını, villaları Finli ortağı dava dışı şirketin Türkiye temsilcisi olan davalıya teslim ettiğini, buna rağmen dava dışı şirkete teminat amacıyla vermiş olduğu 54.000 DM’lık senedin davalı tarafından takibe konulduğunu ileri sürerek, borçlu olmadığının ve villaların 54.000 DM’lık teminat karşılığında davalıya teslim edildiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, dava dışı ... şirketiyle yapmış oldukları işbirliği sözleşmesi gereğince satılması için kendisine verilen iki adet villayı şirketin temsilcisi olan davalıya teslim ettiğini belirterek, bu durumun tesbitini talep etmişse de, 25.11.2004 ve 4.5.2005 tarihli celselerde, davalı tarafından icra takibi başlatılması üzerine bu davayı açmak zorunda kaldığını bildirerek, davadaki talebinin, takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine yönelik olduğunu açıklamıştır. Davacının, dava dışı ... şirketine vermiş olduğu 54.000 DM’lık senedin, şirket tarafından davalıya ciro edildiği, davalı tarafından da ... 5.İcra Müdürlüğünün
2002/12438 E. sayılı icra takip dosyasıyla davacı aleyhine takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalının alacaklı sıfatıyla aleyhine başlatmış olduğu takip nedeniyle davalıya husumet yöneltmekte haklıdır. Kaldı ki taraflar arasında, dava dışı ... şirketi ile yapılacak tüm ticari faaliyetlerdeki kazanımların paylaşılmasına ilişkin olarak imzalanan 12.1.2000 tarihli “Antlaşma” başlıklı sözleşme de bulunmaktadır. Öyle olunca davalıya husumetin yöneltilmesi doğrudur. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/13985, K. 2006/15123, 20 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama