KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/14132 E., 2007/2381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının işlettiği simit fırınına 13.7.2004 tarihli yazılı sözleşme ile ortak olduğunu, davalıya ortaklık payı olarak 8.000,00 ... ödediğini, ayrıca 9.250,00 ... un fabrikasına çek verdiğini ve vadesinde ödediğini, davalının borcuna mahsuben 3. şahsa 2.000,00 ... ödediğini, bilahare davalının kendisini fırına sokmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshini, ve ... olduğu toplam 19.250,00 ... nin faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının ortaklık sözleşmesinden ayrıldığını,un fabrikasına ve 3.şahsa parayı kendisinin ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin olduğu, ancak ortaklığın usulüne uygun sona erdirilmediği ve tasfiye talebinde de bulunulmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında simit fırını işletilmesi konusunda tarihsiz adi ortaklık sözleşmesi yapıldığı hususu tartışmasızdır. Davacı açtığı dava ile adi ortaklığın sona erdiğini bildirerek ortaklık nedeniyle ödediğini ileri sürdüğü paraların tahsilini talep etmekte, davalı ise ortaklığın bittini kabul etmekle birlikte davacının tahsilini istediği miktarları kabul etmemektedir. Taraflar arasında adi ortaklığın varlığı ve bunun fiilen sona erdirilmiş olduğu, tasfiye ve fesih işlemlerinin yapılmadığı tartışmasızdır.Davacı tarafından dava dilekçesinde alacak ile birlikte sözleşmenin feshinin de talep edilmiş olması adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin de istediği anlamını
2006/14132 2007/2381
taşımaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle adi ortaklığın mahkemece tasfiyesinin yaptırılması gerekir.
Bunun içinde öncelikle idareci ortağı kim olduğu saptanarak, idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenilmeli, verilen hesap konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı takdirde, varsa taraf delilleri toplandıktan sonra, ortaklığın sermayesi ve devam süresi, ... durumunu ve benzer işletmelerin gelir giderlerini nazara alınmak suretiyle bilirkişi aracılığı ile kar ve zarar hesabı ortaya çıkarılmalıdır.
Ayrıca ortaklığa ait mallar mahkemece tesbit edilmeli, bunların yine davacıya düşen payı para olarak belirlenip, öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli taraflara yapılan ödemeler düşülmeli ve kalan taraflar arasında hisseleri oranında paylaştırılarak B.K.538 ve devamı maddeleri hükmüne göre ortaklığın mahkemece tasfiyenin bizzat yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/14132, K. 2007/2381, 22 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama