İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/14318 K.2007/2563

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2006/14318Karar2007/2563Tarih26 Şubat 2007Okuma5 dk · 967 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/14318 E., 2007/2563 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

967 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, ... Davutlar ... mevkili 1122 parselde kayıtlı taşınmazda murisleri olan babaları ... ... 8/24, halaları ...

8/24, amcalarının eşi ve çocukları olan ... ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... da toplam olarak 8/24 hisse sahibi iken, kendilerinin murisi olan ... ...’nun, bir kısım davalılardan ve bir kısım davalıların murisinden taşınmazı satın aldığını, ancak hissedarlardan sadece ... ...’nun tapudan kendisine ait olan 2/24 hisseyi murislerine devrettiğini, diğer hissedarların tapuda ferağ vermeye yanaşmadıklarını, bunun üzerine taşınmazın hükmen tescili için ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde 1997/544 E. sayılı davanın açıldığını, ancak tapulu taşınmazların haricen satılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, 10.2.1972 yılında yapılan sözleşme geçerli olmadığından taşınmazın bugünkü değerinin kendilerine iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik taşınmazın değeri olan 15.680.000.000 TL ile sözleşmede öngörülen 10.000 TL cezai şartın bugünkü bedelinin tesbit edilerek, davalılardan miras payları oranında tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

2006/14318-2007/2536 Davalılardan ...’in mirasçıları olan, ..., ..., ... ve ... ..., davanın zamanaşımına uğradığını, haricen satışa ilişkin belgeyi kabul etmediklerini, muris tarafından düzenlenmediğini, belgedeki mührü de kabul etmediklerini savunarak davanın reddini dilemişler, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davalıların murisleri ...’e ait olduğu iddia edilen mührü kabul etmedikleri, senedin de HUMK’nun 297/2. maddesine uygun olarak onaylanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacılar, murisleri olan ... ...’nun 1122 parsel sayılı taşınmazın 1/3 oranında maliki iken, taşınmazın kalan 2/3 hissesini bir kısım davalıların kendilerinden, bir kısım davalıların ise murislerinden 10.2.1972 tarihinde satın aldığını, o tarihten beri taşınmazın murisleri ve onun ölümünden sonra da kendileri tarafından kullanıldığını, açılan tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini, bu durumda taşınmazın bugünkü değerinin ödetilmesi gerektiğini ileri sürerek,

taşınmazın rayiç değeri olan 15.680.000.000 TL ile sözleşmede öngörülen 10.000 TL cezai şartın dava tarihinde ulaştığı alım gücü karşılığının ödetilmesini talep etmişler, delil olarak da 10.2.1972 tarihli belgeye dayanmışlardır. Davacılar tarafından daha önce ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1999/544 E. sayılı tapu iptal ve tescil davasında, davanın kabulüne ilişkin verilen hükmün, Yargıtay 14.Hukuk Dairesince “tapulu taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden” bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak Yargıtay ilamında belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın 15.6.1999 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davada dayanılan tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme, kesinleşen mahkeme kararıyla da sabit olduğu üzere, resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri) O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Aynı şekilde geçersiz sözleşmelerde düzenlenen cezai şart tazminatları da geçersiz olup talep edilemez.

Bu durumda taraflar sadece verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Dava konusu olayda da davacılar, ancak sözleşme nedeniyle murislerinin ... olduğu bir bedel varsa bu bedelin denkleştici adalet kuralları gereğince ifanın imkansız hale geldiği Tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarih olan 15.6.1999 tarihinde ulaştığı alım gücü karşılığının tahsilini isteyebilirler.

Davacılar ödenen bedel yönünden, bir kısım davalıların murisi olan ...’in mührünü ve 2006/14318-2007/2536

davalılardan ... ...’nun imzasını taşıyan 10.2.1972 tarihli sözleşmeye dayanmışlarsa da, ...’in mirasçıları olan davalılar tarafından anılan belge ve mühür kabul edilmemiştir. Bu durumda belgenin HUMK.nun 297. maddesinde belirtilen unsurları taşıyıp taşımadığının araştırılması zorunludur. Zira bu maddede zikredilen unsurların tamamı sıhhat şartıdır. Burada öngörülen şeklin amacı, sözleşme muhtevasının borçlu tarafından bilinmesini sağlamaktır. Bu yolla, okuma yazma bilmeyen bir kimsenin, içeriğini bilmediği bir belge ile borç altına sokulması tehlikesinden korunması sağlanmak istenmiştir.

İmza atmaya muktedir olmayan veya yazı bilmeyen bir kimse, sözleşme veya senedi imza edemeyeceğinden, imza yerine el ile yazılmış bir parmak izi veya mühür kullanabilir. Ancak senetteki bu parmak izi veya mührün borçlunun oturduğu köy veya mahalle muhtarı ve ihtiyar heyeti kurulunca ve o yerde tanınmış iki tanık tarafından onaylanması gereklidir (HUMK. 297/2).

Şehir ve kasabalarda, mahalle muhtar ve ihtiyar heyeti, imza atamayan veya yazı bilmeyen kişinin kullanacağı mührü veya el ile yapacağı işareti onama yetkisine sahiptir. Mahalle ihtiyar heyetinin çoğunluğunun onayı yeterlidir. Şehir ve kasabalarda mahalle muhtar ve ihtiyar heyeti, bir muhtar ile dört üyeden oluştuğu için, mahalle muhtarı ile iki ihtiyar heyeti üyesinin (ve iki tanığın) onayı yeterlidir.

Köylerde de köy muhtarı ile köy ihtiyar meclisinin çoğunluğunun onayı gereklidir. Nüfusu binden az olan köylerde, köy ihtiyar meclisi dört asil üyeden oluştuğundan, köy muhtarı ile en az iki ihtiyar meclisi üyesinin onayı gerekli olmasına rağmen, nüfusu binden fazla olan köylerde ise, köy ihtiyar meclisi altı asil üyeden oluştuğundan, köy muhtarı ve en az üç ihtiyar meclisi üyesinin (ve iki tanığın) onayı gereklidir.

Öte yandan, senetteki mührü veya parmak izini onaylamaya yetkili ihtiyar heyeti, borçlunun ikamet ettiği mahallenin veya köyün ihtiyar heyetidir. Borçlunun oturduğu yerden başka bir mahalle veya köy ihtiyar kurulu tarafından onaylanmış olan senetler geçerli değildir.

Mahkemece HUMK.nun 297/2. maddesi ile ilgili olarak az yukarda açıklanan hususlar yeterince araştırılıp değerlendirilmeden, 10.2.1972 tarihli belgeye itibar edilmemesinin açık gerekçeleri gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Davalılardan ...’in mirasçıları dışındaki diğer davalılar, ..., ... ..., ... ..., HUMK.nun 195. maddesinde öngörülen ( 10 ) günlük sürede davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır. Davalılardan ... 2006/14318-2007/2536 ..., davada dayanılan 10.2.1972 tarihli “Alım Satım Senedi”

başlıklı belgeyi, kendisine asaleten, annesi ... ...’ye ve kardeşleri ... ... ile ... ...’e vekaleten “satıcı” sıfatıyla imzalamıştır. Adı geçen davalılar, davaya cevap vermemekle davayı inkar etmiş sayılmakla beraber, davada dayanılan 10.2.1972 tarihli belge ve bu belgedeki imza yönünden HUMK.nun 230 ve devamı maddeleri uyarınca kendilerine meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkarılmalı, imzanın inkarı halinde HUMK.

308 ve sonraki maddelerine göre bilirkişi incelemesi yaptırılıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. Mahkemece ... mirasçıları dışındaki diğer davalılar yönünden senedin geçerli olup olmadığı, davacıların murisi tarafından geçersiz sözleşme nedeniyle davalılara satış bedeli ödenip ödenmediği konularında herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/14318, K. 2007/2563, 26 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/14318
Karar No
2007/2563
Tarih
26 Şubat 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/14318 K.2007/1870
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/14319 K.2007/1871
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/14319 K.2007/1875
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/14320 K.2007/2628
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/14321 K.2007/1001
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/14322 K.2007/1627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.