KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/15454 E., 2007/2375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal teslimi nedeniyle tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, müteahhit olan davalının dava dışı arsa sahibi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa ettiği binadan müteahhit payına düşecek olan birer adet daireyi, satın alarak kullanmaya başladıklarını, ancak binanın projesine aykırı olarak inşa edilmesi nedeniyle belediyenin ruhsat cezası istediğini, halen şantiye suyu kullandıklarını, zarara uğradıklarını ileri sürerek her bir davacı için 10.000 YTL tazminat ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadıklarından uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesinde bakılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı müteahhit (satıcı)’nın davacılara (alıcı) konut amaçlı taşınmaz (mesken) sattığı ileri sürüldüğüne göre taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/15454, K. 2007/2375, 22 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama