KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/161 E., 2006/5279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyenin kendisi aleyhine örnek 49 nolu ödeme emri ile icra takibi yaptığını itirazın İcra Tetkik Mercii tarafından kaldırıldığını, davalıya kira borcunun bulunmadığını, hatta alacaklı olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş, 23.9.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile de 5.616.258.355 Tl.nın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının icra takibinde kiracılık ilişkisine ve kira miktarına itiraz etmediği için bu hususun kesinleştiğini, davacının kesinleşen borcu ödediğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının icra dosyasında 2.428.100.000 Tl. asıl alacak ve 1.928.700.000 Tl. gecikme zammı kadar borçlu olmadığının tespitine, fazladan ödenen 5.616.258.355 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, davalı belediyeye ait iki adet taşınmazda kiracı olarak bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı davacı aleyhinde 4.4.2002 tarihinde icra takibinde bulunurken takip talepnamesinde borcun dayanağı olarak “kira borcu olduğunu göstermiş ise de, borçluya çıkarılan örnek 49 nolu ödeme emrinde borcun dayanağı gönderilmemiştir.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporun da da takip tarihi itibariyle davacının kira borcunun ve gecikme faizinin toplamının 3.946.200.000 Tl. olduğu ve bu miktara icra takibindeki vekalet ücreti, tahsil harcı ve 4.4.2002 i takip tarihinden 6.8.2004 tarihine kadar işlemiş faiz ilave edilerek icra takip tarihindeki toplam borcun 8.670.183.320 Tl. olduğu,
davacının ise icra takibinden ve davanın açılmasından sonra yaptığı ödemeler nazara alındığında davacının 5.616.258.355 Tl. fazladan ödemede bulunduğu belirtilmiş, davacı bu rapora itiraz etmediği gibi bu raporu dayanak alarak ıslah dilekçesi ile 5.616.258.355 Tl.nın istirdadını istemiştir. Bu durum karşısında davacının icra takip tarihindeki 2.428.100.000 Tl. kira borcu ve 1.928.700.00 Tl. icra takip tarihine kadar işlemiş faiz borcu bulunduğunun kabulü zorunludur.
Oysa ki mahkemece davacının bu miktar borcu bulunmadığına karar verilmiştir. Bir başka deyişle mahkemece bu şekilde hüküm kurulmasıyla davacının icra takibinden dolayı her hangi bir borcu bulunmadığı benimsenmiş bulunmaktadır. Ne var ki az yukarıda açıklandığı üzere davacının icra takip tarihinde işlemiş faiziyle birlikte toplam 3.946.200.000 Tl. borcu bulunduğu sabittir.
Bu itibarla mahkemece davacının icra takip tarihinde 2.428.100.000 Tl. asıl alacak ve icra takip tarihine kadar işlemiş faizi 1.928.700.000 Tl. borçlu bulunduğuna davacının icra takibinden ve davanın açılmasından sonra yaptığı fazla ödeme miktarı olan 5.616.258.355 TL.nın istirdadına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının 2.428.100.000 Tl. asıl alacak ve 1.928.700 Tl. işlemiş faiz borcu olmadığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/161, K. 2006/5279, 10 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama