KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/16201 E., 2007/430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2007
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile 1-... 2-... vekili avukat 3-... 4-... vekili avukat ... ... aralarındaki dava hakkında Göle Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.2.2006 tarih ve 56-13 sayılı hükmün Dairenin 6.7.2006 tarih ve 5004-11089 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ... ile kardeş olduklarını, ...’ün sağlığında kendisine olan borcuna karşılık 30.000.000.000 TL. bedelli çek verdiğini, ancak ödemediğini,yaptığı ilamsız takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılardan ..., davacı ile murisin ... ilişkisinin 1994 yılında sona erdiğini, davacının bu ortaklık sırasında kapatılan hesaba ait çeki ele geçirip murisin ölümünü beklediği ve akabinde doldurduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişler, davalılar açtıkları birleşen dava ile de çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine hükmedilmiş davalı-karşı davacılar tarafından hükmün temyizi sonucu kararın onanmasına karar verilmiş, davalı karşı davacılar bu defa dairemiz onama ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
Davacı- karşı davalının dayandığı çek üzerinde ceza mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, dava konusu çek üzerinde bulunan miktar rakamları ve yazıları ile keşide tarihini gösteren rakamlarda silinti ve kazıntı yapıldığı belirtilmiş, dosya arasında bulunan çek aslının çıplak gözle yapılan incelemesinde de gerçekten bu kısımlarda tahrifat olduğu ve bu tahrifatların çek keşidecisi tarafından onaylandığına dair bir şerh veya imzanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu çekte az yukarıda açıklandığı üzere tahrifat yapıldığını açık ve belirgin olduğu içinde bu haliyle davaya dayanak belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunduğunda duraksama olmamalıdır. Davacının yargılandığı ceza mahkemesinde verilen beraat kararına dayanak oluşturan gerekçe hukuk hakimini bağlayıcı ve alacağın varlığını kanıtlar nitelikte değildir.
Bu durumda asli ilişkiyi ve alacak miktarını ispatlama yükümlülüğünün davacı-karşı davalıda bulunduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece asli ilişkiyi ve alacak miktarını ispat için davacıdan şahit dahil tüm delilleri sorulup toplanmalı, var ise davalı-karşı davacılarında şahit dahil tüm delilleri sorulup toplanmak ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmış olmakla, davalı – karşı davacıların buna ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/16201, K. 2007/430, 22 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama