KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/16395 E., 2007/2889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetkisizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya daire sattığını davalının sözleşme gereğince taksitleri ödemediğini öne sürerek, sözleşmenin feshi ile el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı TKHK’nun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları...” mal, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi” tüketici, “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri” satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde davacı satıcı ile davalı tüketici arasında konut satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmaya, tüketici mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2006/16395-2007/2889
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/16395, K. 2007/2889, 5 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama