KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/1796 E., 2006/7573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisinden finansman yardımı istemesi üzerine dava dışı tanıdığı ... ’den davalı için kendi kefaleti ile toplam 7100 dolar borç temin ettiğini, davalının Nazar’dan aldığı borcu vadesinde ödememesi üzerine senetlerde kefil olarak imzası bulunması nedeniyle işlemiş faizleri ile birlikte 10.000 dolar ödemek suretiyle senetleri alacaklıdan aldığını, ödediği miktarın tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan veya ...’den her hangi bir şekilde para almadığını, davacının ... parayı bizzat alıp kendisine ödediğini iddia etmesine göre öncelikle davacının ...’dan aldığı parayı kendisine vermiş olduğunu yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, sunulan senetlerin kendisi yönünden bedelsiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dilekçesinde parayı ...’dan alarak davalıya verdiğini bildirmesi karşılığında davalıya bu parayı verdiğini ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının paraya ihtiyacı olması nedeniyle kendi kefaleti ile dava dışı şahıstan borç para temin edilmesine aracı olduğunu, alınan para karşılığında davalının borçlu olarak imzaladığı senetlerde kendisinin kefil olduğunu,
davalının borcu ödememesi üzerine senet lehtarına ödeme yaptığını öne sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının dayandığı senetler incelendiğinde, bedelinin nakten olduğu, senetleri, borçlu olarak davalının, kefil olarak da davacının imzaladığı anlaşılmaktadır. Senet asılları davacı elinde olup senetlerin arkasında senet lehtarı tarafından borcun kefil olan davacı yanca ödendiğinin bildirildiği de görülmektedir.
Davalı senet üzerindeki imzayı inkar etmemekte sadece senet bedelinin kendisine ödenmediğini savunmaktadır. Ancak davalının borçlu, davacının da kefil olarak imzaladığı senet asıllarının davacı elinde olması karşısında davalının senet bedellerini tahsil ettiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece bu hususun göz önünde tutularak davacının isteyebileceği miktar yönünden tarafların delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken delilerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/1796, K. 2006/7573, 11 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama