KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/2224 E., 2006/8080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili ... gelmiş davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.2.2000 tarihli protokolle anne ve ... olan davalılara, iki adet daire sattığını,her daireye 5 000 000 000 TL den 10 000 000 000 Tl lik ipotek konduğunu, karşılığında davalıların oğlu ve kardeşi olan dava dışı ... ’ın ödeme gücü bulunduğuna güvenerek ondan 1.10.2001 tarihli 150 000 DM lık borç senedi aldığını, vadesinde ödenmeyince yeniden 7.10.2001 tarihli protokol yapılarak 150 000 DM ın, 22 senede bölünmüş olarak ödenmesine karar verildiğini ancak bu senetlerin de ödenmediğini yapılan icra takibinde davalı ...’in imzaya itiraz ettiğini ileri sürerek 150 000 DM ın ödeme tarihindeki kur üzerinden faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, 150 000 DM lık senedin ödendiğini,7.10.2001 tarihli belgede kendilerinin imzasının olmadığını, icrada imzanın ...’e ait olmadığının tespit edildiğini, senetlerin dava dışı ... ’ın borcundan dolayı verildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece 150 000 DM lık senedin davacılar elinde olduğuna, 7.10.2001 tarihli protokoldeki imzanın davalı ...‘e ait olmadığının icrada tespit edilmiş olduğuna ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş;hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalılara ... Mahallesindeki iki adet daireyi bedeli olan 150.000 DM'ın 1.10.2001 tarihinde ödenmek üzere önce haricen düzenlenen 18.9.2000 tarihli protokol ile satıldığı sonra da aynı ...
18.9.2000 tarih ve 10142 yevmiye no ile tapuda devir işleminin yapıldığı, ancak satış bedellerinden hiç peşinat alınmadan her iki gayrimenkul üzerine ayrı ayrı 5.000.000.000 TL'lik ipotek tesis elidiği, 1.10.2001 tarihinde ödenmek üzere düzenlenen 150.000 DM'lık senedin keşidecisinin davalı ...'ın oğlu, diğer davalı ...'in kardeşi ... olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi taraflarında kabulündedir.
Uyuşmazlık satış bedeli olarak verilen 150.000 DM'lık senedin ödenip ödenmediğinden kaynaklanmaktadır. 150.000 DM'lık senet ... davalıların elinde bulunmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, senet aslının borçlu elinde olması borcun ödendiğine karine teşkil etmektedir.
Ancak davacı, vadesi geldiğinde borç ödenmediği için tarafların ilk yapılan 18.9.2000 tarihli prokokolü dikkate alarak 150.000 DM'lık senedin vadesini taşıyan 7.10.2001 tarihli yeni bir protokol yaparak 150.000 DM'lık senet borcunun ilk taksidi 15.11.2001 tarihi olmak üzere 22 adet senede bölündüğünü iddia ederek 7.10.2001 tarihli "anlaşma protokolu" başlığını taşıyan satıcı ..., alıcı ve borçlu ..., şahit ve borçlu ... , şahit ... ve Şahit ... imzalarını taşıyan protokola delil olarak dayanmıştır.
Protokole bakıldığında ... ve ...'ın satın aldığı 9 ve 10 nolu dairelerin satış bedelinin 150.000 DM olduğu Kasım 2001 tarihinde başlamak ve Ağustos 2003 tarihinde bitmek üzere 22 adet senet düzenlendiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Bu protokole göre düzenlenen beheri 7500 DM'lık 7.10.2001 tanzim tarihli 15.11.2001 vade tarihinden 15.8.2003 tarihine kadar 22 adet keşidecisi dava dışı ... kefili davalı ... lehtarı ... olan kambiyo senetleri olduğu davalı ...'in, 18.9.2000 tarihli protokolü kabul ederek 150.000 DM'lık senet bedeli ödenerek senedin alındığını, ancak 7.10.2001 tarihli protokol ile bu protokole göre düzenlenen kambiyo senetlerindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Davacının 7.10.2001 tanzim tarihli bonolardan 9 adedi için dava dışı ... ile davalı ... aleyhine ... 8.İcra Müdürlüğünün 2002/8186 sayılı takip dosyası ile giriştiği kambiyo yolu ile icra takibine davalı ...'in ... 14.İcra Tetkik merciinde 2002/643 esas sayılı dosyada itiraz etmesi üzerine 7.10.2001 tarihli protokol ve bonolardaki imzaların ... eli mahsulü olmadığından bahisle takibini bu borçlu yönünden iptaline karar verildiği kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Durum böyle olunca davacı 150.000 DM.lik senedin vadesinde ödenmemesi üzerine 7.10.2001 tarihli protokolün düzenlendiğini ve bu protokole göre de 22 adet senedin düzenlendiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece 7.10.2001 tarihli protokol tanıkları dinlenmiş, hem 150.000 DM.lık senedin hem 7.10.2001
tanzim tarihli bonoların keşidecisi dava dışı ... 7.10.2001 tarihli protokolü kendisinin düzenlediğini, ancak davacı ...’den 150.000 DM borç para aldığını bu nedenle 22 adet bono düzenleyip verdiğini beyan etmiş, diğer protokol tanıkları ise davacı iddiasını doğrulamışlar hatta davalı ...’in imzasını farklı şekilde attığının fark edilmesi üzerine uyarıldığını ifade etmişlerdir.
Davacı, mercide alınan raporda bilirkişinin “ imzalar içerisindeki karekteristik bukleli el hareketlerinin yapılışı yönünden benzerlik görülmüştür” demek suretiyle bir benzerlik tesbit edip imzayı kabul etmemesini bu bilirkişinin yetersizliğine bağlamış, ısrarla Adil Tıptan rapor alınmasını istemiştir. O nedenle İcra Tetkik Merciinde alınan raporla yetinilerek karar kurulamaz.
Bu durumda mahkemece 7.10.2001 tarihli protokoldeki imza ile 7.10.2001 tanzim tarihli 7.500 DM. miktarlı bonolardaki imzaların davalı ... tarafından farklı şekilde atılmış olmasının mümkün olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak,
davalıların kabulünde olan 18.9.2000 tarihli protokole göre düzenlenen borçlusu dava dışı ... olan 150.000 DM.lik seneti dava dışı ... 'ın bizzat düzenleyip şahit ve borçlu olarak imzaladığı 7.10.2001 tarihli protokol ve bu protokole göre düzenlenen keşidecisi ... olan bonolar birlikte değerlendirilerek 18.9.2000 tarihli protokole göre düzenlenen 7.10.2001 vadeli 150.000 DM.lık senedin bedeli ödenmeden iade edilerek 150.000 DM.lık senedin vadesini taşıyan 7.10.2001 tarihli yeni bir protokol yapılarak bu protokole göre 7.10.2001 tanzim tarihli beheri 7.500 DM tutarlı 15.11.2001 vade tarihinden başlayıp 15.8.2003 vade tarihi ile sona ...
22 adet bononun düzenlenip düzenlenmediği değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/2224, K. 2006/8080, 18 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama