KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3025 E., 2006/9718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile düzenledikleri 27.1.2003 tarihli protokol ile davalının ... 4. İcra Tetkik Merciinde görülmekte olan 2002/110 esas sayılı davasında vekilliğini yapmak üzere anlaştıklarını, görülen dava sonunda davanın kabulü ile davalı yararına %40 tazminata hak kazanıldığını, davalının ücret sözleşmesi gereğince vekalet ücreti olarak 81.000.000.000 TL ödemeyi kabul ettiği halde sadece 5.000.000.000 TL ödediğini ileri sürerek bakiye 76.000.000.000 TL’nin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile düzenlenen protokolün acemilik ve psikolojik durumundan yararlanılarak imzalatıldığını, protokolün yasaya aykırı olduğunu, davacının ancak tarifeye göre ücret isteyebileceğini, onu da fazlasıyla tahsil ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 30.881.00 YTL üzerinden itirazın iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 27.1.2003 tarihli protokol başlıklı sözleşme, “...
4. İcra Tetkik Merciinde görülen 2002/110 esas sayılı dosyada dava neticesinde davalı tarafın %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi durumunda avukat ...’ya dosyadaki resmi vekalet ücreti ve bu dosya adına dava sonuna kadar alınmış ödemeler hariç 81.000.000.000 TL (%40 icra inkar tazminatı kazanıldığında) vekalet ücreti ödenecektir.” “Av...., dosyada davalı %40 tazminata mahkum edildiğinde her halükarda 81 milyarlık ödemeyi almaya hak kazanır.” “Davalı taraf, %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmediği durumda Av.... müvekkillerinden sadece karar tarihinde ...
Barosu resmi vekalet ücretini isteyebilir.” Şeklinde düzenlenmiş olup, belli bir hukuki yardım ve meblağı içerdiğinden, başarı ve başarısızlık ... taşıdığından geçerlidir. Sözleşmedeki hükümler değerlendirildiğinde, davacı avukatın takip ettiği dosyada, davalı lehine %40 tazminata hükmedildiğinde 81.000.000.000 TL vekalet ücreti alacağı, bu talep reddedildiğinde ise resmi vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından takip edilen davada 265.000 dolar asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine vaki imza itirazı davasının kabulü ile takibin iptaline ve davacılar lehine asıl alacağın %40’ı tazminata hükmedilmesine karar verilmiş olmasına göre sözleşmede kararlaştırılan başarı ... gerçekleşmiş olup, davacı öngörülen ücreti almaya hak kazanmıştır.
Her ne kadar davalı mercide görülen davada kendisinden başka bir davacının daha bulunduğunu ve hükmedilen tazminatın ½ sinin kendisine ait olduğunu belirterek bu miktar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini savunmuş ise de 27.1.2003 tarihli sözleşme davacı ve davalı arasında düzenlenmiş olduğundan davalı kendi taahhüdü ile bağlıdır. Ve vekalet ücretinden ... başına sorumludur.
Mahkemece öngörülen 81.000.000.000 TL ücretin hükmedilen %40 tazminatın miktarına göre %25 ‘lik sınırlamayı aştığı kabul edilmiş ise de davacı avukatın üstlendiği davanın müddeabihi yalnızca hükmedilen %40 tazminat miktarı olmayıp iptal edilen icra takibinin değeri olan 265.000 dolar nazara alındığında kararlaştırılan ücret miktarı %25 ‘i aşmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmünce icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması da gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın ... miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi mümkün nitelikte bulunması yeterli olup, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İcra inkar tazminatı aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/3025, K. 2006/9718, 15 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama