KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3275 E., 2006/8056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2006
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ... 2-... Spor Kulübü vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.7.2005 tarih ve 169-328 sayılı hükmün Dairenin 27.12.2005 tarih ve 12776-19259 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalılardan ... Spor Kulübü ile aralarında 14.12.2003 tarihinde ... hukuk alanında bir sözleşme düzenlediklerini, adı geçen davalının bu sözleşmeye dayanarak adliye mahkemelerine başvurup talepte bulunması gerekirken görev ve yetkisi bulunmayan diğer davalı ...’na başvurarak tazminat talebinde bulunduğunu, ... Yönetim Kurulunun kendilerinin göreve ilişkin itirazlarını dikkate almayarak 1.000.000 Euro cezai şartın tahsiline karar verdiğini, ...
Tahkim Kuruluna yaptığı itirazın da sonuçsuz kaldığını, oysaki yürürlükteki mevzuata göre ... Yönetim Kurulunun futbolcu ile spor kulüpleri arasında yapılan ... tip sözleşmeler dışında kalan ve ... hukuk alanında düzenlenmiş bulunan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara bakmaya yetkisinin bulunmadığını, bu yöndeki Tahkim Kurulu Kararının da yerinde olmadığını ileri sürerek her iki kararında yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya konu sözleşmenin niteliği itibariyle sözleşme yapma vaadi niteliğinde bulunduğunu, bu tür sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre ... Yönetim Kurulunca çözümlenip, hükme bağlanacağını, Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğunu ve statünün 49. maddesi hükmünce kesin olan Tahkim Kurulu Kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamayacağını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 3813 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun hükümlerine göre bu tür uyuşmazlıklarda Futbol Federasyonu Yönetim Kurulunun yetkili bulunduğu, itiraz üzerine Tahkim Kurulunca verilen kararların kesin olduğu, kararların yargı denetimine tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyizi üzerine, dairemizin 2005/12776-19259 sayılı ve 27.12.2005 tarihli ilamı ile bozulmuş, bu defa davalılar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davalıların sair karar düzelme taleplerinin reddi gerekir.
2-... kuruluş ve görevleri hakkında 3183 sayılı Kanunun 1.maddesinde, Türkiye Futbol Federasyonunun ... hukuk hükümlerine tabi ve tüzel kişiliğe sahip olduğu, belirtilip, kanunun 4.maddesinde Türkiye Futbol Federasyonunun merkez teşkilatında Tahkim Kurulu gösterilmiş, kanunun 10/1-L maddesi ve Türkiye Futbol Federasyonunun Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Ana Statünün 46/1-L maddesi ile,
kulüplerle futbolcular teknik yöneticiler ve öğreticiler, hakemler, müsabaka görevlileri ve futbol alanında görevli diğer ilgililerin başvurularını ... yönetim kurulunun karara bağlayıp çözeceği, kanunun 13,14 maddeleri ile federasyon ile kulüpler, federasyon ile hakemler, federasyon ile teknik direktörler ve antrenörler, kulüpler ile oyuncular, kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflar hakkında Yönetim Kurulunca verilecek kararı, ilgililerin itirazı üzerine tahkim kurulunun inceleyip karara bağlayacağı, tahkim kurulunca verilen kararların kesin olduğu belirtilmiştir.
Yine aynı kanunun 30.maddesine dayanılarak çıkarılan Profesyonel Futbolcu Transfer Talimatının 17-1.maddesi ile her profesyonel futbolcunun kulübü ile Federasyonca öngörülecek yazılı tip sözleşme yapması zorunluluğu getirilmiştir. 3183 sayılı kanun ile getirilen tahkim usulü mecburi tahkim niteliğindedir. Diğer bir anlatımla 3533 sayılı kanunun 6.maddesine benzer düzenleme getirilmiştir.
Ana statünün 50/8.maddesinde tahkim kurulunun çalışmalarını 3183 sayılı kanun, ana statü, FİFA ve UEFA kurallarına göre yapacağı belirtilmiştir. 3183 sayılı kanunun 1. ve 30.maddesine göre çıkarılan ana statünün 50/8.maddesine göre, ... hukuk hükümlerine tabi ve tüzel kişiliğe sahip ...
Tahkim Kurulunun çalışmalarının Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanununun “Tahkim” başlıklı sekizinci babındaki 533 ve 536 maddeleri hükümlerine tabi olması dolayısı ile bu kararların incelenmesinin adli yargının görevine girdiği ve Yargıtay’ca yapılması gerektiği hususu çekişmesizdir. Bu husus Uyuşmazlık Mahkemesinin 1990/12 E, 1990/12 K, sayılı ve 21.5.1990 tarihli kararında da açıkça belirtilmiştir.
3183 sayılı kanunun ve ana sözleşme hükümlerine göre her profesyonel futbolcunun kulübü ile federasyonun öngördüğü ... tip sözleşme yapma zorunluluğu varsa da, tarafların bu ... tip sözleşme dışında aralarında ... nitelikte ve ... tip sözleşmeye aykırı olmayan hükümleri taşıyan, ayrı ... bir sözleşme yapmalarını engelleyen 3183 sayılı kanunda ve diğer kanunlarda bir hüküm bulunmamaktadır.
Açıklanan bu yasal düzlemelerden, Yargıtay’ın ve Dairemizin öteden beri yerleşmiş uygulamalarında da belirtildiği gibi, ... tip sözleşmelerden doğan ihtilafları ... Yönetim Kurulunun çözeceği, tarafların yönetim kurulu kararlarına
karşı yaptıkları itirazları da Tahkim Kurulunun inceleyip sonuca bağlayacağı, yani ... tip sözleşmeden çıkan ihtilafları çözmeye ... ile Tahkim Kurulunun görevli olup, ancak ... tip sözleşme dışındaki taraflar arasında yapılan ... sözleşmeden doğan ihtilafları çözmeye de genel mahkemeler görevli olduğunun kabulü zorunludur. Yine yasa gereği kesin olan hakem kararlarının içeriği incelenemez ise de, bu kararların kamu düzenine aykırı olmaları halinde Yargıtay denetimi dışında olduğu kabul edilemez. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir. Nitekim 3533 sayılı yasasının 6.maddesine göre mecburi hakem sıfatıyla verilen, kamu düzenine aykırı nitelikteki, hakemin görevi dışında kalan konulardaki kararları Yargıtay’ca denetlenmekte ve gerektiğinde bozulmaktadır.
Tahkim kurulu, önüne gelen uyuşmazlık kendi görevi kapsamında kalmadığı halde, kendisini görevli görüp işin esasına girerek karar vermiş ise, bu kararlara karşı her zaman yasa gereği karar kesin olsa dahi, görev kamu düzeni ile ilgili olduğundan yasal yollara başvurulup kararın bozulması sağlanabilir. Bu nedenle tahkim kurulunun görevi kapsamında bulunmayan bir konuda verdiği kararın, Yargıtay denetiminden geçmesi sağlanmalıdır.
Bu yola gidilmeden, asıl görevli olan bir mahkemede dava açılarak, ... Yönetim Kurulu ve Tahkim Kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tesbitini istemesi de olanaklı değildir. Şayet somut uyuşmazlıkta ... ve Tahkim Kurulu ihtilafı çözmeye görevli değilse, bu hususta aynı dosya üzerinden yasal yollara başvurularak Yargıtay denetimi sağlanmalıdır.
Kaldı ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/13-722 E, 2004/707 K sayılı ve 15.12.2004 tarihli kararında belirtildiği gibi, ... Tahkim Kurulu kararı icra dairelerinde infaz edilecek bir ilam niteliğinde de değildir. Hakem kurulu kararlarının infazı mümkün ilam niteliğini kazanabilmesi HUMK 536.maddesine göre işlem yapılması ile kabildir.
Öte yandan açılan bir davada, mahkemece yargılama yapılabilmesi işin esasının incelenebilmesi için dava şartlarından olan hukuki yararın bulunması gerekir. Davacının dava hakkına sahip olması dava açabilmesi için yeterli olmayıp, davanın açılmasında hukuki yararının da bulunması zorunludur. Davacı, davayı açıp karar almaksızın başka bir yol ile hakkına kavuşması mümkün ise dava açmakta hukuki yararı yoktur. Dava şartı olan hukuki yararın var olup olmadığı, kamu düzeni ile ilgili olup, taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmelidir.
Bu durumda yapılan açıklamalar ışığında davacının ... sözleşme niteliğindeki, 14.12.2003 tarihli protokolden doğan uyuşmalıkta, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu kararı ile Tahkim Kurulu kararına karşı, aynı dosya üzerinden yasal yollara müracaat edilerek şayet bir görev aşımı varsa düzeltilmesi sağlanabileceğine göre ayrı bir dava açarak yok hükmünde olduğunun tesbitini istemekle hukuki yararı bulunmamaktadır.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, Dairemizce de mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken, zuhulen değişik gerekçe ile bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek onanması HUMK 438/son maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/3275, K. 2006/8056, 17 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama