KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3753 E., 2006/10174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ... köyünde kain kısmen maliki olduğu kısmende kiraladığı 61 ve 62 parsel sayılı taşınmazlara 2004 yılında pamuk, biber ve domates ektiğini, taşınmazın sondaj kuyusu ile sulandığını, davalı idareninde tarımsal suluma abonesi olduğunu, elektrik kesintileri ve voltaj düşüklüğü nedeniyle yeterli suluma yapamadığından pamukta %80, diğerlerinde %35 ürün kaybı olduğunun ve zararının ... Asliye Hukuk mahkemesinin 2004/82 değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini bildirip fazlası saklı kalmak üzere 5.000 YTl.nin, ıslah dilekçesi ile talebini 19.645.99 YTL. yükselterek faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının %10 müterafik kusuru olduğunun kabul edilip bu kısım düşülerek 17.681.39 YTL.nin faiziyle tahsiline , fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu davasında, aldığı tespit raporuna dayanarak elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle tarlasında ekili pamuk ürününü yeterince sulayamadığından ve bu susuzluğa bağlı olarak ürününün zarar gördüğünden bahisle tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının
kendi yaptırdığı tespit dosyasına ibraz edilen 31.8.2004 tarihli bilirkişi raporuna bir itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle, öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı, dayandığı tespit raporundaki veri ve değerlerle bağlı olup, bu veri ve değerlerin üzerine çıkılarak yapılan hesaplamalara göre karar verilmiş olması HUMK.nun 74. maddesine aykırılık teşkil eder. Öyle ise, dosya içindeki 31.8.2004 tarihli tespit raporunda biber ürününün Kg fiyatı 275.000 TL, domates ürününün 225.000 TL, olarak belirlenmesine rağmen, hükme esas alınan tarihsiz ... imzalı raporda biber ürünü Kg fiyatının 500.000 TL, domates ürününün 250.000 TL, olarak kabul edilmesi, mahkemece de bu rapora itibar edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece hükme esas alınan ... imzalı bilirkişi raporunda, ... Tarım İl Müdürlüğü ve ... İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine atıf yapılarak, 2004 yılı sulu şartlarda pamuk tarımı girdileri ( motopompla sulama ) arasında sayılan sulama ve işçiliği bedeli olarak 28.000.000 TL. bedel esas alınmıştır.
Dosyaya celbedilen ... ili merkez ilçe 2003-2004 yılı tarım ürünleri tahmini maliyet cetvelinde yer alan girdiler arasında ise, pamuk ürününün kanaletten sulanması halinde sulama ve işçilik bedeli toplamının 28.000.000 TL. , motopompla sulanması halinde de, sulama ve işçilik bedeli toplamının 48.750.000 TL. olarak bildirildiği görülmektedir. Oysa ...
İlçe Tarım Müdürlğü’nce bildirilen ve hükme esas alındığı anlaşılan 2004 yılı pamuk ürünü için girdilerde motopomp ve kanalet ayrımı yapılmadan sulama ve işçilik bedeli olarak toplam 28.000.000 TL. girdi bedeli bildirilmiştir. Davacının pamuk ürününü motopompla kuyudan temin edilen su ile suladığı anlaşıldığına göre, dava konusu taşınmazlar için motopomla sulama ve işçilik bedelinin araştırılıp, gerektiğinde, ...
İlçe Tarım Müdürlüğü’nden bu husus sorularak tesbit raporunda sulama ve işçilik maliyeti 48.750.000 TL belirtilmiş olup, bu rapora davacı tarafça itiraz edilmediğinden, davalı lehine oluşan kazanılmış hakta nazara alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Açıklama içermeyen İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine göre hesap yapılması doğru değildir,bozmayı gerektirir.
4- Davacı, davaya konu taşınmazlardan bir kısmında hissedar olduğunu bir kısmını da kiraladığını açıklamıştır. Mahkemece bu konu üzerinde durulmamış, tapu kayıtlarının tümü dosyaya celbedilmemiş, herhangi bir araştırma yapılmamıştır. ... İlçe Tarım Müdürlüğü’nden bildirilen 2004 pamuk ürünü için sayılan girdiler arasında tarla kirası da sayılmıştır. Bu nedenle, davacının kiraladığı taşınmazlar için kira ödemelerinin maliyet hesabına dahil edilmesi ve zarar hesabının bu girdi de dahil edildikten sonra bulunması
gerekir. Bu hususların göz ardı edilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
5-Davacı dava dilekçesinde, elektrik kesintisi ve yetersizliği probleminin ilde sıkça yaşanan ve herkesçe bilenen bir durum olduğunu, davalı idarenin de elektrik kesintilerinin kaçak elektrik kullanımından ve çiftçinin ...’a olan borcundan kaynaklandığını belirterek sorunun varlığını kabul ettiğini açıklamıştır. Davacının dava konusu sulama aboneliği de 2001 yılına ilişkindir.
Davacının elektrik kesintisinden haberdar olduğu ve bu yörede sık sık voltaj dalgalanmalarının meydana geldiği bir gerçek olduğuna göre, davacının da en azından 3-4 yıldır da tarım ürünleri ekimi yaptığı gözetildiğinde, buna rağmen 98 dekardan fazla tarlaya sulu ekim yapması halinde zararın oluşacağını öngörmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davacının B.K.nun 44. maddesi gereğince müterafik kusurunun % 10’la sınırlı tutulması doğru değildir.
Mahkemenin hükmüne dayanarak yaptığı bilirkişi raporunda, davanın, mahsullerin ekim döneminden sonra elektrik kesintisini açıklaması kurusa kıstas alınmış olup, geçmiş yıllardaki elektrikle ilgili sıkıntının davacı tarafından bilindiği ve bununda davacı yönünden kusurunu daha da ağırlaştıracağı gözardı edilmiştir. Böyle olunca, mahkemece davacının müterafik kusurunun daha fazla olduğu üzerinde durulmalı buna göre karar verilmelidir.
Kusur izafesinin de, yanlış değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
6-Davacı, dava dilekçesi ile fazla hakları saklı kalarak 5.500 YTL.nın ödetilmesini istemiş, 24.10.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile harcını ikmal ederek, talebini 19.645.99- YTL.na çıkarmıştır. Davacının yapmış olduğu ıslah kısmi ıslah olup, ferileri ıslah tarihi itibariyle uygulanmalıdır. Bu nedenle, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/3753, K. 2006/10174, 19 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama