KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3931 E., 2006/7955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, dava dışı kardeşlerinin eşi olan davalının 9.4.1997 tarihinde murisleri anneleri ile yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle murise ait taşınmazları ele geçirdiğini, murisin bu sözleşmeyi kendilerinden mal kaçırmak amacıyla düzenlendiğini, bakıma muhtaç olmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddini karar verilmiş; davacı tarafın temyizi üzerine dairemizce taraf teşkili sağlanması yönünden bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyulup, murisin terekesine temsilci atanması sağlandıktan sonra tekrar davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin taraf teşkiline yönelik olarak 14.5.2002 tarih ve 3489-5555 sayılı bozma ilamı üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/955 esas ve 2003/182 karar sayılı ilamı ile davacıların murisleri ... terekesine temsilci olarak ... atanmış olup, ... bu kararın kesinleşmesi üzerine de mahkemece, tereke temsilcisi adına tebligat çıkarılmış ise de çıkarılan bu tebligat üzerine yalnızca duruşma günü yazılmış olup, bunun dışında herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Oysa ki bu gibi durumlarda terekeye temsilci atanması halinde temsilci, tüm mirasçılar adına hareket edip, davayı sonuçlandırmakla yükümlü bulunan kişi konumundadır. Tereke temsilcisinin davayı takip etmemesi durumunda gerektiğinde HUMK 409 maddesinde öngörülen işlemler yapılır.
Başka bir anlatımla terekeye temsilci atandıktan sonra başlangıçta dava açan kişilerin dahi ... başına davayı yürütme hakları bulunmamaktadır. Bu hak tereke temsilcisine aittir. Hal böyle olunca hiçbir meşruhat içermeyen ve tereke temsilcisi adına çıkarılan tebligat geçerli bir tabligat olarak kabul edilemez. Öyle ise mahkemece, tereke temsilcisi Halil İbrahim Taşkın adına az yukarıda açıklandığı şekilde ayrıntılı, açıklamalı meşruhatlı davetiye çıkarılmalı, tereke temsilcisi huzurunda dava görülüp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/3931, K. 2006/7955, 16 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama