KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4094 E., 2006/7577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Ekrem Yıldırım’ın gazeteye verdiği ilan üzerine 1295 parsel sayılı taşınmazın 255 m2 sini 5400 dolar ödeyerek tapudan satın aldığını, tapudan satılan yerin kendisine gösterilen yer olmadığını anlayınca satıştan vazgeçtiğini, davalının vazgeçmeyi kabul etmesi üzerine mükerrer tapu masrafı olmasın diye davalının isteği üzerine yanında çalışan diğer davalı ... ...’i 21.4.1995 tarihli vekaletname ile taşınmazı satmak üzere vekil tayin ettiğini, davalıların taşınmazı 24.4.1995 tarihinde dava dışı şahsa sattıklarını ancak kendisine satış bedeli ödemediklerini ileri sürerek taşınmazı alırken ödediği 5400 doların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacıya 1295 parseli sattığını, satış bedelini dolar değil TL olarak aldığını, davacının satılan yeri beğenmemesi üzerine satış bedelini davacıya iade ettiğini, mükerrer devir masrafı olmaması için davacıdan yanında çalışan ... adına satış vekaleti aldığını, vekaletin verilmesinin bedelin tahsil edildiği anlamına geleceğini, kaldı ki davacının ancak tapudaki satış bedelini isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının 13.1.1995 tarihinde tapuda düzenlenen resmi satış akti ile satın aldığı 1295 parsel sayılı taşınmazın 255/1010 hissesini satmak üzere davalı ... ...’e 21.4.1995 tarihinde vekaletname verdiği, dava konusu taşınmazın 24.4.1995 tarihinde davacıya vekaleten davalı ... tarafından tapuda dava dışı şahsa satıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı ... ise savunmasında davacının iddialarını kısmen kabul ederek davacıya satıp bedelini tahsil ettiği taşınmazı geri almayı kabul ettiğini, mükerrer tapu masrafı yapmamak için taşınmazı tapudan almak yerine yanında çalışan ... adına vekaletname aldığını ve taşınmazı tapuda 3. şahsa sattığını bildirmektedir. Başka bir deyişle davalı ..., vekil ...’ın yaptığı işlemlerin kendi talimatı ve bilgisi ile yapıldığını kabul etmektedir.
Bu açıklamalara göre taraflar arasındaki ilişki vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Davalılar, vekalet görevini sadakat ve özenle ifa etmekle, yaptıkları işin hesabını ve aldıkları parayı davacı vekil edenine vermekle yükümlüdürler. (B.K.nun 390 – 392 maddeleri)
Davalı vekaletnameyi alırken taşınmazın bedelini peşinen davacıya ödediğini savunmuş ise de bu iddiasını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Öyle olunca Mahkemece, dava konusu taşınmazın dava dışı 3. kişiye satış tarihindeki rayiç değeri, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile araştırılarak taleple bağlı kalmak kaydıyla belirlenecek miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4094, K. 2006/7577, 11 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama