KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4383 E., 2006/10090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı üyelik sözleşmesine göre kredi kartı borcunu ihtara rağmen zamanında ödemeyen davalı hakkında icra takibine girişildiğini ödeme yoluna gitmeyip icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sorumluluğunun kefaletin imza edildiği tarihteki limit ile sınırlı olduğunu, kredi katına kafil olduğu borçlu Selami İğneli'nin davalı tarafın şirketin elamanı iken 1998 yılında zimmetine 10.000 DM geçirdiği için mahkum olduğunu, bu aşamada noterlikten ihtarname keşide ederek kefaletten rücu ettiğini, sorumluluğunun rücu tarihi itibariyle belirlenmesini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın tesbit olarak kabulüne, davacı bankanın davalıdan 14.4.2003 tarihi itibarı ile toplam olarak 1.787,99 YTL alacaklı olduğuna, bu miktarın 12x149 YTL olarak ödenmesine, borcun bu tarih itibariyle bu şekilde tasfiyesine yasal koşulları oluşmadığından inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, tesbit tarihinden sonraki ödemelerin İcra Müdürlüğünce dikkate alınmasına ve harçtan mahsubuna karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kredi veren ... AŞ.nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiği anlaşılmaktadır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 111.maddesinde “tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla, mevduatın ve katılım fonlarının sigorta edilmesi, Fon bankalarının yönetilmesi, mali bünyelerin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi,
satışı, tasfiyesi, Fon alacaklarının takip ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi ve sonuç- landırılması Fon varlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve kanunla verilen diğer görevlerin ifası için kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulmuştur” denilmekte olup, anılan yasanın 142.maddesinde de “Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesince bakılır.
O yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemelerinde görülür” hükmü getirilmiştir. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden.
Fon bankaları ile ilgili uyuşmazlıkların karmaşık nitelik taşıması itibariyle kısa sürede doğru ve kesin yargısal sonuca varılabilmesi için zenginleşmiş bilgi birikimine ihtiyaç duyulduğu ve dolayısıyla Fon bankalarınca açılacak davaların ihtisas mahkemelerince çözümlenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Eldeki dava da Fon bankasının alacağını tahsiline yönelik olduğuna göre, mahkemece görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4383, K. 2006/10090, 16 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama