KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4591 E., 2006/7512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı şirketin araç satış kampanyasına katıldığını ve aracın 23.03.2004 tarihinde teslim edilmemesinden 2.250.000.000 TL ÖTV indirim hakkını kaybettiğini ileri sürerek fazlaya dair haklarını da saklı tutarak 100 YTL zararının tahsilini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirketin araç satış kampanyasına katıldığını süresinde teslim yapılmadığından 2.250.000.000 TL ÖTV indiriminden yararlanamadığı için zarara uğradığı gerekçesiyle şimdilik 100 YTL zararının tahsili için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece alacak değeri itibariyle öncelikle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurulması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.HUMK’nun 4/2 maddesi gereğince dava olunan alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da nizalı olduğu taktirde alacağın tamamı değerlendirilerek görev durumunun belirleneceği hüküm altına alınmıştır.Dava dilekçesinde nizalı alacağın miktarı da 2.250.000.000 TL gösterilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 22. maddesinin 5. fıkrasında dava tarihi itibariyle “Değeri 670.360.000 TL'nın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurusu zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar icra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.
Taraflar bu kararlara karşı on beş ... içinde Tüketici Mahkemelerine itiraz edebilirler. İtiraz tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” hükmünü getirmiştir.
Yasanın bu hükmüne göre, 4077 sayılı yasanın uygulanmasından kaynaklanan ve miktarı 2005 yılında 670.360.000 TL'den az olan uyuşmazlıkların Tüketici Sorunları Hakem Heyetine götürülmesini öngörüp, Hakem Heyetince verilen kararlara 15 ... içinde mahkemelerde itiraz edilerek dava açılabileceği ve mahkemelerinde bu tür ihtilaflarda vereceği kararın kesin olacağı belirtilmiştir.
Başka ifade ile, 2005 yılında miktarı 670.360.000 liradan az olan uyuşmazlıklar hakkında, Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulmadan doğrudan mahkemelerde dava açılamayacak, ancak Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru üzerine, verilen karar aleyhine, tüketici mahkemesine itiraz edilebilecektir.
Somut olayımızda, dava konusu nizalı alacağın miktarı 2.250.000.000 lira olup, davacı tarafından 16.02.2005 tarihinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100 YTL’nin tahsili talebiyle bu dava açılmıştır. Öyle olunca davacının 4077 sayılı yasanın 22/5. maddesine göre dava açabilmesi şartı gerçekleşmiştir.
Mahkemece bu nedenlerle davanın esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aksi düşüncelerle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4591, K. 2006/7512, 10 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama