KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4899 E., 2006/9447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... A.Ş. ile 1.9.1995 tarihinde imzalamış olduğu Devre Tatil Sözleşmesi gereğince 30 yıllık devre tatil hakkını ve RCI üyeliğini ... ...
Tatil Köyündeki D 70/72 no’lu bir yatak odalı dairede her yılın 30. ve 31. haftalarında kullandığını, devre tatil hakkını kullandığı tatil köyünün 1.1.1999 tarihinden itibaren davalı şirket tarafından kiralanması ve davalının talebi üzerine bu tarihten itibaren yıllık bakım ücretlerini davalının hesabına yatırdığını, 19.7.2004 tarihine kadar devre tatil hakkını düzenli olarak kullandığını, bu tarihte ise her yıl olduğu gibi devre tatil hakkını kullanmak için tatil köyüne gittiğinde içeri dahi alınmadığını, ailesi ve çevredekilerin yanında küçük düşürülmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı gibi,
gidiş geliş yol gideri ve ailece başka bir yerde tatil yapmak zorunda kalmaları dolayısıyla da maddi zarara uğradığını ileri sürerek, gecikmiş ifanın aynen sağlanmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.7.2005 tarihinde yapılan ıslahla birlikte 3.202,18 YTL maddi, 10.000.000.000 TL da manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, 1999 yılında ... Tatil Köyünü kiraladıktan sonra devre tatil hakkı sahiplerine aynı hizmeti vermeye devam ettiklerini, 8.7.2003 tarihinde ise adı geçen yerin üst hakkını da alarak “Club ... ...” adlı beş yıldızlı otel hizmetine geçtiklerini, bu sistemin devre tatil ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, maddi tazminat talebinin kabulüne, 3.202,18 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne, 2.000,00 YTL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline, işletmeyi devir ... davalı şirketin sözleşmenin yerine getirilmesinden sorumlu olduğuna, tatil köyünün 70 ve 72 no’lu dairelerinden davacının her yıl 30. ve 31. haftalarda yararlanma hakkının sözleşme bitimine kadar devam ettiğine, sözleşme hükümlerinin aynen yerine getirilmesi gerektiğine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 2004 yılı devre tatil hakkını kullanmak üzere davalının işletmekte olduğu tatil köyüne gittiğinde içeri alınmadığını belirterek, geliş gidiş ve ailece başka bir yerde tatil yapmak zorunda kalmaları nedeniyle yaptığı harcamalara karşılık maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, mahkemece, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, devre tatil dönemini kapsayan 24.7.2004-6.8.2004 tarihleri arasında, devre tatil hakkının tanındığı tatil köyü ile aynı düzeyde başka bir tatil yerinde, sözleşmede tanınan haklar çerçevesinde tatil yapmanın
gerektireceği masraflar hesap edilerek bulunacak miktarın ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ibraz ettiği fatura dökümlerinin toplam miktarı olarak hesaplanan 3.202,18 YTL üzerinden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Devre tatil hakkının kullanıldığı işletmenin devredilmesi nedeniyle yeniden belirlenen oda numaralarına göre sözleşme hükümlerinin aynen yerine getirilmesine karar verilmesi gerekirken, eski oda numaraları üzerinden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4899, K. 2006/9447, 12 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama