KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4918 E., 2006/7960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktarı itibariyle duruşmaya tabii olmadığından bu isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının haricen düzenlenmiş araç satış sözleşmesine dayanarak kendisine karşı alacak davası açtığını, mahkemece verilen ilk kararı icraya koyduğunu, kararın taraflarca temyiz edildiğini, Yargıtay'ın bozması sonucu oluşturulan ikinci kararı da aynı icra dosyasında takibe koyduğunu, karar dışına çıkarak talepte bulunduğunu, talep edilen miktarı ödemek zorunda kaldığını, bu yönde icra hakimliğine açtığı davayı kaybettiğini ileri sürerek işlemiş faiz olarak fazladan ödediği 807.087.222 TL'nın, fazladan ödediği 80.000.000 TL yargılama gideri ve 3.866.657.523 TL faiz alacağının, ilk takip nedeniyle fazladan ödediği 519.255.972 TL vekalet ücretinin ve 100.000.000 TL ücretin ve 150 USD'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak 5.403 YTL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-İcra İflas Kanunu'nun 40.maddesi hükmünce bir ilam hükmü icra edildikten sonra Yargıtay'ca bozulduğundan aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Diğer taraftan kesinleşmiş ilama dayalı olarak yapılan takiplerde ilam dışına çıkılarak talepte bulunulur ve bu talepte icra müdürlüğünce kabul görür ise şikayet yolu ile bu tür işlemlerin iptali her zaman mümkündür.
Hal böyle olunca davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4918, K. 2006/7960, 16 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama