KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5088 E., 2006/7274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... 21.6.2001 tarihinde kesinleşen ilâm ile boşandıklarını, diğer davalılarla birlikte imzaladıkları mihir senedi ile kendisine bırakılan eşyaların boşanmadan sonra teslim edilmediğini ileri sürerek, senetteki eşyaların aynen iadesine mümkün olmazsa bedelleri 10.000 YTL.nin dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, mihir senedindeki eşyaları davacının evden ayrılırken götürdüğünü bildirerek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 3.10.1999 tarihli mihir senedindeki eşyaların aynan teslimine, mümkün olmadığında 10.000 YTL. bedelin yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkeme hükmünde, mihir senedine atıf yapılarak, eşyaların cins ve değerleri ayrı ayrı gösterilmeden karar verilmiştir. HUMK. nun 388/5 maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümler taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.
Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. 381/2)
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda, hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/5088, K. 2006/7274, 8 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama