KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5150 E., 2006/7514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 101 parseldeki bağımsız bölümün satışı için 14.02.2005 tarihli tellallık sözleşmesi imzaladıklarını ancak davalının taşınmazı kendisinin sattığını ileri sürerek 6.136 YTL komisyon bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı, oturumlara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır. Mahkemece,6.136 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi gereğince, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisi gösterilen adreste bulunmaz ise, tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azalarından veyahut zabıta amir veya memurlarından tahkik ederek vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, beyanda bulunan imzadan imtina ederse bu ciheti şerh ve kendi imzasıyla tasdik etmesi gereklidir.
Tüzükte belirtilen bu işlemlerin yapılması ve yapılmış olsa dahi tebliğ mazbatasının arkasına aktarılmamış olması tebliğ memurunun gerçekte gösterilen adrese gittiğini, muhatabın o adreste bulunmadığını kanıtlamaz ve Tüzüğün 28. maddesinde belirtilen araştırma yapılıp tevsik edilmeden Tebligat Kanunun 21. maddesinde açıklanan şekle uygun olarak yapılan tebligat geçerli bir tebligat olarak kabul edilemez.Dava dilekçesinin davalı ... ’ye tebliğine ilişkin tebligat parçalarının arkasındaki yazılar incelendiğinde isim belirtilmeden komşunun beyanı ile
muhatabın işte olduğu ... ismine bilgi verildiği, muhtara tebligat yapıldığı yazılmış olmasına rağmen muhtar ve komşunun ismi açıkça ve anlaşılır biçimde belirtilmediği gibi komşunun imzası da alınmamıştır. Böylece tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kaldığından tebligat geçersizdir. Hal böyle olunca davalı ... adına Tebligat Kanunu ve Tüzük hükümlerine uygun olarak tebligat yapılmalı, taraf teşkili sağlanmalı, bunlardan sonra işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/5150, K. 2006/7514, 10 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama