KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/5558 E., 2006/9324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,17.1.2001 tarihli vekaletname ile avukatı olan davalının icrada yaptığı tahsilatı eksik bildirdiğini bu nedenle 23.1.2004 tarihinde azlettiğini,ihtara rağmen kendisine ödeme yapmadığını ileri sürerek faizi ile 11 013 800 000 TL nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı,kendi ücretini düşerek ödeme yaptığını,davalıdan 13.1.2004 tarihli ibraname aldığını savunarak davanın reddini dilemiş,karşı dava ile de vekalet ücreti alacağı olduğunu bildirerek 1 577 271 000 TL maddi , 5 000 000 000 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece,bilirkişi raporuna dayanılarak asıl davanın reddine,karşı davada 729,92 YTL maddi,5 000,00 YTL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm,davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı-karşı davalının, avukatı olan davalı-karşı davacıyı kendisine hesap vermediğinden ve eksik ödeme yaptığından bahisle şikayet ettiği ve daha önce de sebep göstermeksizin azlettiği anlaşılmaktadır.Davalı-karşı davacı avukat,vekil olarak yaptığı işin hesabını vermekle mükellef olduğu gibi,
davacı-karşı davalının vekilden hesap istemesi BK 392.maddede belirlenen kanuni bir hakkıdır.Dosya içinde bulunan ve Cumhuriyet Savcılığına verilen şikayet dilekçesinde de vekil eden avukat aleyhine hakaret içeren tabir ve ibarelerin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Haksız da olsa asilin vekili azletmiş olması manevi tazminatı gerektirmez.Davacının yaptığı şikayet Anayasal hak arama hürriyetinin kullanılmasıdır.BK 49.madde gereği manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin şahsiyet hakkının hukuka aykırı şekilde tecavüze uğraması gerekmektedir.Davacı kanunla düzenlenen Anayasal hakkını kullanmış olduğundan ve vekilinden hesap istemesinin
manevi tazminatı gerektiren fiillerden olmamasından dolayı manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/5558, K. 2006/9324, 8 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama