Davacı, avukat olduğunu, 3.9.1996 tarihli sözleşme ve vekaletname ile davalının vekilliğini üstlendiğini, davalının 140.000 dolarlık alacağını takip etmek için icra takibi yaptığını ve itiraz edilmesi üzerine itirazın kaldırılması için dava açtığını, merciideki davanın devamı sırasında davalının takip dosyası borçluları ile anlaşarak kendisini azlettiğini ve dosya borçlularını ibra ettiğini, merciideki davanın bu nedenle reddedildiğini, avukatlık ücretinin tahsili için davalı aleyhine takip yaptığını, ancak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda itirazın 30.000 dolar üzerinden iptaline, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davanın kabulüne dair mahkemenin ilk kararının temyizi üzerine dairemizce, davacının davasının itirazın iptalini, alacak davasını olduğunun davacı tarafından açıklanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bozulmuş, davacı akabinde davanın itirazın iptali davası olduğunu bildirmiştir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için, usulüne uygun açılmış bir icra takibinin bulunması, davalının süresinde itirazda bulunması ve davacı alacaklınında süresi içinde itirazın iptali davası açması gerekir. Davacının 24.4.1997 tarihinde icra takibi yaptığı, davalının süresi içinde itirazda bulunduğu, davacınında süresinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Ne varki eldeki davanın açılmasından sonra davalının ... icra tetkik merciinin 2000/1088 sayılı davası ile şikayette bulunması sonucu icra takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu durumun yargılama esnasında davalı tarafından bildirildiği,
mahkemece verilen sürelere rağmen davacının icra dosyasında yeni bir ödeme emri düzenlemediği görülmüştür. itirazın iptali davasının ön ..., ortada geçerli bir icra takibinin bulunması olup, davaya konu icra takip dosyasındaki ödeme emri mercii tarafından iptal edildiği ve davacıdan yeni bir ödeme emri düzenlemediği için eldeki davanın konusunun kalmadığı izahtan varestedir.
Mahkemece davanın konusunun kalmadığı gözetilerek konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlairı ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazları ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın isetek halinde taraflara iadesine, 12.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.