KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6021 E., 2006/8844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, dava dışı ...’nin kendilerine olan kredi kartı borçları nedeniyle ...’in davalıdan olan 4.661.000.000 TL alacağını 10.1.2002 tarihli noterde düzenlenen temlikname ile temlik aldıklarını, temlikin bir suretini davalıya gönderdiklerini, davalının verdiği cevapta temlik gereği ödemeyi kendilerine yapacağını bildirdiği halde 5.2.2002 tarihinde ödemenin temlik eden ...’e yapıldığını öğrendiklerini 4.661.000.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu temliknamenin kendilerine gönderilmesinden sonra 24.1.2002 tarihli yazı ile ödemeyi yapacak olan ... Defterdarlığına durumu bildirdiklerini, bu yazıdan sonra ödemenin dava dışı temlik edene Defterdarlık tarafından yapıldığını, kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının alacağını temlik eden kişiden istemesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın, 10.1.2002 tarihli temliknameyi, aynı tarihte temlik alacaklısı olarak davalı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına bildirdiği, davalının 10.1.2002 tarihinde davacıya yazdığı yazıda temlikname gereğince ödemenin davacıya yapılacağını belirttiği, buna rağmen alacağın davacı bankaya değil, temlik eden dava dışı ...’ye temlikin bildirildiği tarihten sonra 4.2.2002 gününde ödendiği hususu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup taraflar arasında da çekişmesizdir.
Borçlar Kanununun 165. maddesi hükmüne rağmen davalı adına Defterdarlık tarafından temlik edene yapılan ödemenin iyi niyetli olduğu kabul edilemez. Davalının, adına ödeme yapan Defterdarlığa yazdığı yazının ulaşmaması veya gereğinin yerine getirilmemesinden davacı değil, davalı sorumludur. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6021, K. 2006/8844, 1 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama