KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6302 E., 2006/15187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira akdinin feshi ve uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar ... avukatınca duruşmalı ... avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalılar tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların miras bırakanı ... 'dan intikal eden Mimarsinan mahallesi, Çatalca Yolu üzerindeki ... katlı işyerini davalı ...'dan 1.12.1997 başlangıç tarihli 6 yıl süreli diğer davalı ... ... ile de 1.12.1998 başlangıç tarihli 2 yıl süreli aylık 500'er DM'den kira akdi ile kiraladığını, 18.12.1997 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazın imar yolunda kaldığını, 1.11.1999 tarihli yoklama fişi ile işgalinin tesbit edildiğini , belediyeye işgaliye bedeli de ödemek zorunda kaldığını, akdin geçersiz olduğunu ileri sürerek, taraflar arasındaki akdin feshine, kira bedelinin uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, kesin hüküm nedeni ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının halen faaliyette bulunduğu davaya konu bina ile bunun haricinde yol üzerinde istif edilen inşaat malzemelerinin imar uygulaması neticesi davalıların malik oldukları parsel dışında yol üzerinde bulunduğu, davalıların binada tasarruf yetkilerinin kalmadığı gerekçesi ile taraflar arasında düzenlenen akdin feshine, uyarlama koşulları oluşmadığından istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, daha önce Büyükçekmece Asliye Mahkemesinin 1999/362 Esas 2000/1584 Karar ve birleşen 1999/426-1339 Karar sayılı dosyasında ... ...'u hasım göstererek, taşınmazın bulunduğu yerde Mimarsinan Belediyesince imar uygulaması yapıldığını, taşınmazın yol üzerinde kalıp, davalının mülkiyet ve tasarrufundan çıktığını belediyeye isgaliye ödediğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu buna rağmen aylık kira bedeli karşılığı verilen bonoların takibe konduğunu bonalardan dolayı borçlu olmadığının tesbiti, geçersiz sözleşme nedeni ile akdin feshi istemli dava açmıştır.
Mahkemece yargılama sonunda, sözleşmeye konu taşınmazın bir kısmı imar yolunda kalmış ise de halen davacının kullanımında olduğu, fiilen zeminde imar yollarının ayrılmamış olup tamamının davacının tasarrufunda bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine ilişkin karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2001/5553 E. ve 2001/6549 karar sayılı ilamı ile onanmak 8.4.2002 günlü karar düzeltme isteminin reddi suretiyle kesinleştiği getirtilen dosyaların incelenmesinden anlaşılmaktadır.
İlamların ve krokisinin dava konusu taşınmazla, ada ve parsel numaraları bildirilen taşınmazları kapsadığı, işgaliye bedeli ödenen yerin bina haricinde yola istif edilen kum, çakıl vs. inşaat malzameleri olduğu keşif ve uygulama ile saptanmıştır. Kaldi ki, bir taşınmazın kiraya verilebilmesi için kiralayanın malik olması yasal koşul değildir.
Gerek davacı, gerek davalı tarafın iddia ve savunmaları, dayandıkları vakıalar ve deliller bu davada ve daha önce davacı tarafından davalı ... aleyhine asliye hukuk mahkesince açılıp, redle sonuçlanan davada aynıdır. İmar planında yapılan değişiklik ile getirilen oluşumun fiiliyattan uygulamaya konulmadığı, imar planında yolda kalan davalıların davaya konu kiralanan binasının bedeli kendilerine imar yasası gereği ödenerek tasarruflarına son verildiği kanıtlanmamıştır.
Öyle olunca, önceki davacı tarafından davalı ... aleyhine açılıp redle sonuçlanmış ve kesinleşen dava dosyası, bu davada davacı ile davalı ... açısından HUMK 237. maddesi hükmüne göre kesin hüküm oluşturacağı gibi diğer davada ... açısından da güçlü delil teşkil eder. Kesin hüküm yargılamanın her aşamasında, taraflarca ileri sürmese dahi mahkemece resen nazara alınması gerekir.
Öyle olunca davanın kararı temyiz eden davalı ... hakkında kesin hüküm nedeniyle, kira sözleşmesi geçerli ve imar yasası gereği kiraya konu binanın bedeli ödenip tasarruflarına son verilmediğinden davalı ... 2006/6302-15187
hakkındaki davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6302, K. 2006/15187, 20 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama