KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6478 E., 2006/9045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ..., davalılar İle internet servis sağlayıcılığı sözleşmesi yapıldığını, abone olan davalı ...’e kullanması için bir bilgisayar verildiğini, internet servis aboneliğinin bedelini davalının ... kredi kartı ile aylık taksitlerle ödemesinin kararlaştırıldığını, davalı alıcının tüm taksitleri aksatmadan ödedinde kullanması için verilen bilgisayarın davalının alacağını, ancak davalı alıcının taksitleri ödemediğini bilgisayarın bedelinin tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirip, haksız itirazın iptaline 909 dolar karşılığı 1.257.287.865 lira üzerinden takibin devamına, %12 faiz yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı ... kredi kartından doğan borcunu davalının ödememesi nedeniyle hesabın 12.8.2003 tarihli ihtarla kat edilip icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini bildirip 5.741.933.475 liraya vaki itirazın iptaline, %120 faiz yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... mükerrer icra takibi yapıldığı, faizin tüketici yasasına aykırı olduğu, 4822 sayılı yasadan faydalanmak için başvurduğu gerekçesi ile her iki davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... asıl davaya cevap vermemiş, birleşen davada ise dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş ve yokluğunda da her iki dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece asıl davada: ... 2. İcra Müdürlüğünün 2003/4883 sayılı icra dosyasına 708 dolar asıl alacak 6.60 dolar işlemiş faiz olmak üzere toplam 714.60 dolar üzerinden davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40.ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, birleşen davada: ... 2.İcra Müdürlüğünün 2003/4859 sayılı icra dosyasına 1.422.792.995 lira asıl alacak 1.235.063.526 lira faiz, 61.753.168 lira BSM, 38.030.000 lira masraf olmak üzere 2.757.639.526 lira üzerinden takibin devamına, 229.803.903 lira aylık taksitlerle 12 ... taksitle davalılardan tahsiline, tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 liraya çıkarılmıştır. Anılan yasada dersdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı hakkında açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 ... ve 2005/13-32 esas 2005/85 karar sayılı ilamı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda, temyiz yada karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davalı tarafından temyiz edilen ve mahkemece hükmedilen asıl alacak 706. dolar karar tarihi itibariyle 1.000.000.000 lirayı geçmediğinden, HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değişik 427 /2 maddesi gereğince davalıların temyiz hakları bulunmamaktadır. Davacı ...’in açtığı asıl dava ile ilgili karara yönelik temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Birleşen davaya yönelik temyiz incelemesinde: davacı banka ile davalılar arasındaki ilişki kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece davalı kredi kartı borçlusunun 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesinden yararlandığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Celbedilen ve dosya arasında bulunan davacı banka tarafından gönderilen hesap ekstrelerinden davalı kredi kartı borçlusunun 15.5.2001 tarihli hesap bildirim cetvelinden sonra, kredi kartı ile işlem yapmadığı ve ödemesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. öyle olunca davalı kredi kartı borçlusunun 15.5.2001 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken 17.7.2001 son ödeme tarihli ekstedeki ödeme tarihini temerrüt tarihi olarak alıp hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece temerrüt tarihi 15.5.2001 tarihi esas alınarak yeniden davalı borcunun açıklamalı ve gerekçeli bilirkişi raporu ile belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi
gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış ... içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamayacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır.
O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur.
Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 4. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
4-Birleşen davada, kredi kartı sözleşmesinin kefili olan davalı ... ... adına dava dilekçesi ile duruşma gününün tebliği için çıkarılan davetiye tebliğ edilmeden iade edilmiştir. Anayasanın 36. maddesi ile herkesin savunma hakkına sahip olduğu, HUMK 73. maddesi istisnalar haricinde hakimin tarafları kanuni şekillere uygun davet etmedikçe hükmünü veremeyeceği belirtilmiştir. Davalı ... ...’a usulüne uygun olarak dava dilekçesi ile duruşma günü tebliğ edilmeden savunma hakkı ihlal edilerek yargılamanın bitirilip karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6478, K. 2006/9045, 5 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama