KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6707 E., 2006/8850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... ... ile evlenirken düzenlenen 10.10.2003 tarihli çeyiz senedinde yazılı altın ve eşyalarının evden ayrılırken davalılar yedinde kaldığını ileri sürerek altın ve eşyalarının aynen teslimini olmadığı takdirde bedeli olan 10.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda yazılı eşyaların aynen iadesine, olmadığı takdirde eşyaların bedeli olan 2.620.000.000 TL’nin tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılarca tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, evlilik birliği sırasında edinilen çeyiz eşyalarının davalıda kaldığını, boşanma davasının derdest olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dosya incelendiğinde, taraflar arasında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/775 esas sayılı dava dosyası ile açılan boşanma davasının 24.10.2002 tarihinde kabulüne karar verildiği, hükmün 6.2.2003 tarihinde onanmasına karar verildiği, dava tarihi itibariyle taraflarının evlilik birliğinin devam ettiği görülmektedir.
Taraflar arasındaki evlilik birliğinin dava tarihi itibariyle sürdüğü ve açılan davanın bu niteliği itibariyle evlilik birliği içinde edinilmiş malların tasfiyesine yönelik olduğu anlaşıldığından davaya bakmakla görevli olan mahkeme Aile Mahkemesidir.
Görevle ilgili hususlar resen gözetileceğinden ; mahkemece Aile Mahkemesinin görevli olduğuna dayanılarak görevsizlik kararı verilmesi veya müstakil bir aile mahkemesi yok ise davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6707, K. 2006/8850, 1 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama