KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6820 E., 2006/9509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazı tahliye ettiğini, mecura yaptırdığı imalatlardan şimdilik 1.000 YTL.nın faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı Münire, davanın reddini dilemiş, diğer davalılar da duruşmaya gelmemiş, cevap da vermemişlerdir. Mahkemece, 3.600 YTL.nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılardan ..., ... ve ... adına çıkartılan duruşma gününü bildirir tebligatın yurtdışında olduklarından bila tebliğ iade edildiği, çıkartılan ikinci tebligatın da tebligat kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1.fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir.
Bu yön özellikle Tebligat Kanununun 23. ve Tüzüğün 33. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır. Mahkemece, adı geçen davalılara çıkartılan tebligat parçalarının arkasının incelenmesinde, keyfiyeti haber verecek olan komşunun beyanı ve imzası bulunmadığından geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Böylece dava bu davalıların yokluğunda sonuçlandırılmıştır. Oysa davanın görülebilmesi için davalılıra usulüne uygun duruşma gününü bildirir davetiye ile dava dilekçesinin tebliği gerekir.
Mahkemece, taraf teşkili tamamlanmadan ve davalılar ..., ... ve ...’e savunma hakkı verilmeden işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6820, K. 2006/9509, 12 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama