KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/6949 E., 2006/9095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, telefon abonesi olduğunu, adına kayıtlı bulunan telefonlarını konuşmaya kapatmış olmasına rağmen davalının 13.370.000 Tl.borcun ödenmemesi halinde aralarındaki sözleşmenin iptal edileceğini bildirdiğini, oysaki davalıya 3.950.000 Tl. fazla ödemede bulunduğunu, feshin haksız olduğunu ileri sürerek fesih işleminin haksız olduğunun tespitine fazladan ödenen 3.950.000 TL. birlikte 500.000.000 Tl. maddi ve 500.000.000 TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 583 60 13 numaralı telefon ile 661 26 35 ve 661 26 37 numaralı telefonlar yönünden talebin kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan ... veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan ... yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ...Ş’nin (satıcı), davacıya (alıcı) ücret karşılığında telefon görüşme hizmeti sağladığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. ...’da ayrıca Tüketici mahkemesi bulunduğuna göre bu husus gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken mahkemece işin esası incelenerek yazılı şeklide karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/6949, K. 2006/9095, 6 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama