KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7282 E., 2006/10326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Kollektif Şirketinin, 13.4.1998 tarihli protokole dayanarak Mardin İcra Müdürlüğünün 2003/915 sayılı dosyasında aleyhinde icra takibi yaptığını, bu protokolde imzasının olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı 13.4.1998 tarihli harici sözleşme ile ... plakalı aracı davacıya sattıklarını, protokol gereği aracın işletilmesinden doğan her türlü sorumluluğun alıcı ...'ya ait olduğunu, aracın kazaya neden olması sonucunda 3.kişiye ödemek zorunda kaldıkları tazminatın davacıdan rücuen tahsili için icra takibi yaptıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada, ... Kollektif Şirketi, ... plaka sayılı aracı davalı ...'ya satıp teslim ettiklerini, aracın ... yönetiminde kaza yapması nedeniyle dava dışı kişilerce aleyhlerine Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/8 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu davada aleyhlerine tazminata hükmedildiğini, ilamın icraya konulması üzerine bu davanın davacılarına tazminat ödediğini, ödenen tazminatın rücuan davalıdan tahsilini için icra takibi yaptıklarını ancak haksız yere itiraz edildiğinden itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... birleşen davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; asıl davada davacının 38.333 YTL dışında borçlu olmadığının tesbitine, icra inkar tazminatının koşulları oluşmadığından talebin reddine, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile takibin 38.333 YTL üzerinden devamına koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosya içinde, ... Kollektif Şirketine ait ... plakalı aracın haricen satışına ait 13.4.1998 tarihli iki ayrı sözleşme bulunmaktadır. Bu sözleşmelerden birisi ile aracın ...'ya diğer sözleşme ile de ...'ya satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı-Birleşen davanın davalısı alıcı ..., aracın satışına dair 13.4.1998 tarihli sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu birleşen davanın 16.12.2003 tarihli celsesinde kabul etmiş ancak aracın kendisine teslim edilmediğini, oğlu diğer alıcı ...'a satılarak ona teslim edildiğini savunmuştur.
2918 sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince araç şatışına dair sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu gibi aracın ...'ya satışına ilişkin sözleşmede "...... plakalı ... çekici aşağıdaki şartlarda ...'ya teslim edilecektir" hükmü bulunmasına karşılık protokolde aracın alıcı ...'ya teslim edildiğine dair açıklık yoktur. Yukarıda belirtildiği üzere alıcı aracın kendisine teslim edilmediğini savunmuştur.
Bu durumda satıcı MK 6.maddesi ile HUMK 288 meddesi gereğince aracı alıcıya teslim ettiğini yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Uyuşmazlığın miktarı gözetildiğinde bu konuda açık bir muvafakat olmadıkça tanık dinlenemez, dinlenen tanık ifadelerine dayanılarak hüküm verilemez. Kaldı ki dosyaya ibraz edilen 13.4.1991 tarihli ...
Kollektif Şirketi ile ... arasında haricen yapılan otomobil satış mukavelesinde ... plakalı aracın ...'ya satılıp teslim edildiği açıkca belirtilmiştir. Öte yandan dosya içeriğine göre kazanın aracın ... idaresinde iken meydana geldiği sabittir. Bu açıklamalar gözetildiğinde satıcı ... Kollektif Şirketi aracı ...'ya satıp teslim ettiğini yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne varki davalı-birleşen davanın davacısı dava dilekçesinde açıkca yemin deliline dayanmıştır.
Mahkemece birleşen davanın davacısına aracı ...'ya satıp teslim ettiğini dair yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-(1) nolu bentte açıklanan bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/7282, K. 2006/10326, 22 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama