KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/762 E., 2006/5207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalı ... ve vekili avukat ....nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile evli olduklarını, davalının kendi imzası bulunan boş kağıdı doldurarak icra takibi yaptığını ve evlilik sırasında edinilen mallar nedeniyle katkı payı istediğini öne sürerek , borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4787 sayılı Yeni Türk Medeni kanunu 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu yasanın yürürlükten sonraki tarihteki olaylarda uygulanacağı açıktır.
Yine yeni MK.nun 227 maddesi “... tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır...” belirtmesi karşısında, eldeki dava 15.3.2005 tarihinde açılmış olup, davanın açıldığı ve devam ettiği tarihte henüz boşanma gerçekleşmediğine göre, eldeki davaya bakmaya Aile Mahkemeleri görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/762, K. 2006/5207, 10 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama