KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/8705 E., 2006/13603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ...-Kur avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun sigortalısı olan diğer davalının, gördüğü bir tedavi sırasında, usulüne uygun sevk ve reçete ile yazdırıp, kendisine ait eczaneden alarak kullandığı ilacın bedelinin önce kurumca kendisine ödendiğini, ancak daha sonra diğer alacaklarından kesildiğini, yapılan kesinti ve ödememe işleminin haksız ve usulsüz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.159.785.000 TL’nin, kesintinin yapıldığı 1.12.2002 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kurum yönünden davanın kabulüne, 1.159,79 YTL’nin, kesinti tarihi olan 1.12.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, alacağının tahsili için davadan önce ihtar göndererek davalıyı temerrüde düşürmediğinden, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/8705, K. 2006/13603, 16 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama