İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/8801 K.2006/14756

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2006/8801Karar2006/14756Tarih9 Kasım 2006Okuma4 dk · 730 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/8801 E., 2006/14756 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2006
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalılardan ... ve ... ile kardeş olduklarını, hep birlikte satın adıkları ... plaka sayılı traktörü en büyük kardeş olan davalı ...’in eşi olan diğer davalı ... adına kayıt ve tescil edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince traktörün 11.12.1999 tarihine kadar ... tarafından kullanılmasının bu tarihten sonra kardeşler adına tescilinin kararlaştırıldığını, ancak, davalıların buna yanaşmadığını ileri sürerek, traktörü, kardeş olan taraflar adına tesciline mümkün olmadığı takdirde traktörün hisse oranı karşılığı 1.500.000.000 TL. ile 2.500.000.000 Tl. tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, traktörün devir ve tescili ile ilgili sözleşmenin şekil şartlarına uyulmadığı için geçersiz olduğunu, sözleşmede taraf olmayan ...’e de husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, traktörün mülkiyetine ilişkin sözleşmenin resmi şeklide yapılmağı için geçersiz olduğu, kaldı ki tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenmediği gerekçesi ile davanın reddine kara verilmiş: hüküm davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, ... plaka sayılı traktörün kardeş olan taraflarca alındığını, ancak trafikte en büyük kardeş olan ...’ in eşi olan diğer davalı ... adına tescil olunduğunu, taraflar arasında imzalanan protokol gereği 11.12.1999 tarihinde traktörün kardeşler adına tescilinin sağlanması taahhüt edildiği halde bunun yerine getirilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Gerçekten de, davacılar ... ve ... ile davalılardan ... ve ... arasında düzenlenen ve itiraza uğramayan tarihsiz “Anlaşma Senedi” başlıklı belgede; ... plaka sayılı traktörün davalı ... adına trafikte tescil edilmiş ise de, esasen traktörün dört kardeşe ait olduğu, traktörü kullananın yakıtını karşılayacağı ve arızasını gidereceği belirtildikten sonra, 11.12. 1999 tarihinde bu sözleşmenin sona ererek traktörün ruhsatının dört hisse sahibi adına olacağı kararlaştırılmıştır.

Bir davada tarafların ileri sürdükleri maddi vakıaların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulup uygulanmak HUMK 76. maddesi hükmü gereği doğrudan hakimin görevidir.

Taraflar arasındaki ihtilafın çözümü için, hukiki ilşkinin niteliğinin doğru olarak tespiti zorunludur. Gerek taraflar arasındaki sözleşme ve gerekse tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki ilşkinin adi ortaklık olduğu açık ve belirgindir. Adi ortaklık sözleşmelerinde ortaklar emek ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirirler, aralarında sıkı ve güvene dayanan bir ... birliği oluşur.

Adi ortaklığın kendine has bu durumu nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etmek, ortakları zarara uğratmamak yükümlülüğü altındadırlar. Gerçekte de ortaklar, ortaklığa ait bütün kazançları, aralarında taksim etmekle yükümlüdürler. (Bk. 526 md.) Ortaklarından hiç birisi kendi hesabına ortaklığın amacına aykırı ve zararlı işler yapamaz. (Bk.

526 md.) Ortaklardan her biri ortaklık işlerinde dikkat ve ... göstermeye mecbur olup, diğer ortaklara karşı kendi kusuru ile sebebiyet verdiği zararları, ortaklığa diğer işlerde sağladığı yararları ile mahsup ettirmeye ... olmaksızın gidermekle yükümlüdür. (Bk.528 md.) Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Sözleşme veya karar ile yönetim yetkisi birine bırakılmamış ise ortaklık işlerinin yönetimi bütün ortaklara aittir.

Bu durumda ortaklardan her biri, diğer ortakların iştiraki olmaksızın muamele yapabilir. Ancak olağan işlerin üstündeki önemli tasarrufların yapılması için bütün ortakların oybirliği gerekir. (B.k.

525 md.) Ortaklığı idare eden ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkinin vekalet hükümlerine tabi olduğu, ortaklardan biri yönetim hakkına sahip olmadığı halde ortaklık hesabına hareket eder, yahut ortaklığı yöneten ortak yetkisini aşarsa,vekaleti olmadan başkası namına tasarruf edenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı Bk. 530. maddesinde belirtilmiştir. Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları vardır.

Bir ortak ortaklık gelirini paylaştırmadan kendi namına ve hesabına , daha doğrusu kendi yararına bir taşınmaz satın

alsa bile Bk. 530 maddesi uyarınca vekaleti olmadan diğer ortaklar namına tasarrufta bulunmuş sayılır ve Bk. 414 maddesi hükmü gereği diğer ortaklar yapılan işten hasıl olan yararları temellük hakkına sahiptirler. Y.H.G.K 1991/13-76 E. 1991/199 K. Sayılı ilamında da bu hususlar geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Adi ortaklıkla ilgili bu ... hükümler karşısında resmi şekil şartının aranmasına, tapu kaydına veya trafik kaydına karşı aynı derecede, kuvvette bir yazılı delil aranmasına gerek yoktur. Resmi şekil şartı ancak tapulu bir taşınmazın veya trafikte kayıtlı aracın mülkiyetinin sermaye olarak ortaklığa konulması halinde söz konusu olur.

Öyle olunca mahkemenin trafik kaydına itibar etmek suretiyle ve resmi şekilde yapılmadığı için taraflar arasındaki sözleşmeyi geçersiz kabul ederek sonuca varması isabetli olmamıştır. Davalılardan ... diğer davalı ... in eşi olup kardeşler arasındaki bu hukuki ilişkiyi bilmemesi hayatın olağan akışına uygun düşmez.

Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu gibi hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olp bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/8801, K. 2006/14756, 9 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/8801
Karar No
2006/14756
Tarih
9 Kasım 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/8801 K.2006/15821
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/8802 K.2006/8844
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/8802 K.2006/15822
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/8803 K.2006/8755
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/8803 K.2006/15823
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/8804 K.2006/9982

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.