KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/8857 E., 2006/12786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ,davalıların murislerinin işyeri elektrik abonesi olduğunu ve tüketim borcunun ödenmemesi nedeniyle ,başlattığı icra takibine yöneltilen itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulü ile takibin 14.337,99 YTL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 ... maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yeterlidir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir.İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz ... ... ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın ... miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemi hakkında reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/8857, K. 2006/12786, 28 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama